Taahhüdü ihlâl suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 27/03/2019 tarihli taahhütnamede, toplam faiz olarak 730,85 Türk lirası belirtilmiş ise de, bu faizin hangi dönemleri kapsadığı, takip tarihine kadar işlemiş veya takip tarihinden taahhüt tarihine kadar işlemiş veya taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklık olmadığı, son ödeme tarihine kadar ki işleyecek faiz miktarlarının dönemsel olarak açıkça gösterilmediği gibi alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı, bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanıkların üzerilerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı-
Sanığın savunmasının tespiti için usulüne uygun şekilde tebligat yapılmaksızın yargılamaya devamla savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilemeyeceği-
12. HD. 15.09.2020 T. E: 4656, K: 6958-
Bozma öncesi kararda sanığın beraatine karar verilmesi nedeniyle anılan kararın kanun yararına bozulması üzerine aleyhe sonuç doğuracak şekilde yeni bir karar verilemeyeceği- Disiplin ve tazyik hapsinin kısmî bir düzeni korumak amacıyla getirildiği, kişinin kendisinden beklenen yükümlülüğü yerine getirdiği takdirde de serbest kalacağı-
12. HD. 15.09.2020 T. E: 4654, K: 6969-
Disiplin ve tazyik hapsinin kısmi bir düzeni korumak amacıyla getirildiğinden ve kişi, kendisinden beklenen yükümlülüğü yerine getirdiği takdirde serbest kalacağından, sanık hakkında nafaka yükümlülüğüne uymama eyleminden dolayı hükmolunan tazyik hapsinin kaldırılmasına, bu eylemle ilgili olarak sanık hakkında tazyik hapsi infaz edilmekte ise salıverilmesine karar verilmesi gerektiği-
Mahkemesince 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 349. maddesi uyarınca 'duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda karar verileceğinin ihtarını içerir duruşma gününü bildiren meşruhatlı davetiyenin sanığa gönderilmediği, sanığın savunmasının tespiti için usulüne uygun şekilde tebligat yapılmaksızın yargılamaya devamla savunma hakkının kısıtlandığı' gözetilmeden verilen mahkumiyet kararının isabetli olmadığı-
Tazyik hapsinin kural olarak süresi en fazla 3 ay olabileceğinden; borçlunun aynı borcunun, her bir taksiti için hapsen tazyik kararı verilemeyeceği-
Borç taahhüt tarihi itibariyle sanık hakkında verilmiş olan bir kısıtlama kararı bulunmaması sebebiyle taahhüt işlemi geçerli ise de üniversite hastanesi tarafından düzenlenen raporda sanığın paranoid sanrılarının bulunduğu ve şizofreni olduğunun belirtilmesi sonucu sanığa vasi tayin edilmesinin, borçlunun ödeme şartını ihlal suçunun subutuna engel olduğu-
Tazyik hapsi, taahhüt ihlal edildiğinde, yükümlülük yerine getirilene kadar ve en çok 3 ay süreyle çektirilebilecekken; 3 aylık süre dolmadan yükümlülük yerine getirildiğinde ve daha sonrasında tekrar taahhüdün ihlal edilmesi durumunda tazyik hapsine hükmedilebilecekken; 3 aylık tazyik hapsinin tamamının infaz ettirilmiş olması olması ve tekrar bir ihlal söz konusu olduğunda; artık hükmedilecek bir yaptırım yolunun kalmayacağı-