Taahhüdü ihlâl suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği- Haciz tutanağında faiz belirtilmiş ise de, bu faizin hangi dönemleri kapsadığı, icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş ve taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklık olmaması ve alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almaması halinde taahhüdün geçerli olmayacağı-
Taahhütnamede faiz belirtilmiş ise de bu faizin hangi dönemleri kapsadığı, icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş ve taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklık olmadığı gibi alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdü ihlal suçunun oluşmadığı-
İtirazın kabulüne mercii sıfatıyla karar veren mahkemenin itiraz konusu hakkında bir karar veremeyeceği-
Sanığın bilinen adresinden farklı bir adres olan mernis adresine doğrudan 7201 s. K. mad. 21/2 gereğince yapılan tebligat geçerli sayılamayacağından, sanık tarafından verilen itiraz dilekçenin süresinde verildiğinin kabul edilmesi gerektiği-
Borçlunun bilinen en son adresine çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade gelmesinden sonra, Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebligat yapılması gerekirken, ödeme emrinin usulüne uygun bir şekilde tebliğinin yapılmaması halinde icra takibinin kesinleşmeyeceği- Ödeme taahhüdünde tebligat gideri, tahsil harcı ve peşin harcın ayrı ayrı rakamsal olarak gösterilmemesi halinde taahhüdü ihlâl suçunun oluşmayacağı-
Adlî Yargı Adalet Komisyonu'nun yargı çevresi içerisinde icra mahkemesinin kurulu olmaması halinde o yer Asliye Hukuk mahkemelerinin icra ceza mahkemesi sıfatıyla görev yaptıkları ve bu durumda anılan yargı çevresinde bir adet icra mahkemesinin bulunduğunun kabulünün gerektiği- İİK. mad. 353 doğrultusunda Asliye Hukuk Mahkemesince "itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına" dair karar verilerek dosyanın görevli asliye ceza mahkemesine gönderilmesi gerektiği-
Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan yapılan yargılama sonucunda verilen karara yönelik itirazın kabulü halinde itirazın konusu hakkında da bir karar verilmesi gerektiği-
12. HD. 19.11.2019 T. E: 12795, K: 16667-
12. HD. 19.11.2019 T. E: 12461, K: 16681-
12. HD. 19.11.2019 T. E: 12465, K: 16675-