12. HD. 15.09.2020 T. E: 4654, K: 6969-
Disiplin ve tazyik hapsinin kısmi bir düzeni korumak amacıyla getirildiğinden ve kişi, kendisinden beklenen yükümlülüğü yerine getirdiği takdirde serbest kalacağından, sanık hakkında nafaka yükümlülüğüne uymama eyleminden dolayı hükmolunan tazyik hapsinin kaldırılmasına, bu eylemle ilgili olarak sanık hakkında tazyik hapsi infaz edilmekte ise salıverilmesine karar verilmesi gerektiği-
Borç taahhüt tarihi itibariyle sanık hakkında verilmiş olan bir kısıtlama kararı bulunmaması sebebiyle taahhüt işlemi geçerli ise de üniversite hastanesi tarafından düzenlenen raporda sanığın paranoid sanrılarının bulunduğu ve şizofreni olduğunun belirtilmesi sonucu sanığa vasi tayin edilmesinin, borçlunun ödeme şartını ihlal suçunun subutuna engel olduğu-
Tazyik hapsinin kural olarak süresi en fazla 3 ay olabileceğinden; borçlunun aynı borcunun, her bir taksiti için hapsen tazyik kararı verilemeyeceği-
Tazyik hapsi, taahhüt ihlal edildiğinde, yükümlülük yerine getirilene kadar ve en çok 3 ay süreyle çektirilebilecekken; 3 aylık süre dolmadan yükümlülük yerine getirildiğinde ve daha sonrasında tekrar taahhüdün ihlal edilmesi durumunda tazyik hapsine hükmedilebilecekken; 3 aylık tazyik hapsinin tamamının infaz ettirilmiş olması olması ve tekrar bir ihlal söz konusu olduğunda; artık hükmedilecek bir yaptırım yolunun kalmayacağı-
Borcun taksitler halinde ödenmesinin taahhüt edilmesi durumunda, herhangi bir taksitin ödenmemesiyle borçlu, taahhüdü ihlal suçu işlemiş olacağından; borçlunun tazyik hapsine mahkum edilmesi gerektiği ancak tazyik hapsi, aynı borç için yükümlülük yerine getirilene kadar ve en çok 3 ay süreyle uygulanabileceğinden; tazyik hapsinin tamamının infaz ettirilmiş olması ve takip eden taksitlerin de ödenmemesi durumunda borçlunun artık cezalandırılma olanağı kalmayacağından, borçlunun hakkında aynı borç için taahhüdü ihlal suçundan tekrar hapsen tazyikine karar verilemeyeceği-
Borçlunun, ödeme şartını ihlal suçundan 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin davada; şikayete konu icra dosyası borçlusunun, ilgili şirket yetkilisi olarak taahhütte bulunduğu, bu sebeple İİK. mad. 345 uyarınca ceza sorumluluğunun olduğu-
Borçlu sanık hakkında taahhüdü ihlâl suçundan açılan davalarda farklı icra dosyalarından verilen taahhütlerin, tanzim tarihleri aynı ve aynı borç ilişkisinden doğan ayrı ayrı bonolara ilişkin olması halinde toplam tazyik hapsi miktarının 3 ayı geçemeyeceği- Ayrı ayrı her bir taahhüt için sanığın cezalandırılamayacağı-
Nüfus kaydına göre; taahhüt tarihinde evli olan kefilin, eşinin kefalet işlemi öncesinde veya icra kefilliği sırasında rızasının alınıp alınmadığının belirtilmemesinden dolayı; kefilin, icra kefilliğinin ve icra kefalet sözleşmesine dayanılarak verilen taahhüdünün geçersiz olduğu-
Sürelerden feragat edilmek suretiyle kesinleştirilen icra takibinde, icra takip tarihi ile taahhüt tarihinin de aynı tarih olması nedeniyle faiz işlemediği, gösterilen faizin de taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek kademeli olarak hesaplanmış faiz olduğu anlaşıldığından, işlemiş veya işleyecek faiz konusunda bir belirsizlik bulunmadığı-