Tüzel kişiler adına ticaret sicilindeki adresine gönderilen tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılmış olması halinde tebliğ memurunun Yönetmeliğin 30 ve 31. maddelerindeki koşulları araştırmasına gerek olmadığı, zira, muhatabın adreste bulunmaması halinde, bunun nedeninin araştırılması ve tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceğinin tespit edilmesi gerçek kişiler yönünden zorunlu olup, hükmi şahısların sıfatı ve niteliği itibari ile böyle bir araştırmanın yapılmamış olmasının tebligatın usulsüzlüğü sonucunu doğurmayacağı-
Tebligat parçasında yazılı olan hususun aksinin her türlü delille ispatlanabileceği, somut olayda, borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine gönderilen örnek 7 nolu ödeme emrinin, “Adresin kapalı olması nedeniyle yapılan araştırmada, muhatabın tanınmadığı imzadan imtina eden 13 nolu komşusu ........’in sözlü beyanından anlaşılmış olup, muhtarlık kaydına rastlanmadığından tebliğ mümkün olmamıştır.'' şerhi ile iade edildiğinin, bunun üzerine çıkarılan ödeme emrinin TK.nın 35. maddesine göre ................. tarihinde tebliğ edildiğinin görüldüğü, o halde Bölge Adliye Mahkemesi’nce borçlunun ödeme emri tebliğ tarihi itibariyle tebligat yapılan adreste faal olup olmadığı ve tebliğ zarfında yer alan 11 ve 13 nolu dairelerde beyanı alınan ......... isimli bir komşusunun bulunup bulunmadığı hususlarının, tarafların delilleri toplanarak ve gerektiğinde zabıta araştırması da yapılarak incelenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine gönderilen tebligatın bila tebliğ iade edilmesi üzerine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan ödeme emri tebliğ işlemi usulüne uygun olup, Bölge Adliye Mahkemesince takip talebine ekli ......... tarihli tahsilat makbuzundaki adresin borçlu şirketin ticaret sicil kaydındaki adresi olduğu gözden kaçırılarak takip talebine ekli diğer belgelerdeki adresin borçlu şirketin bilinen en son adresi olarak kabulünün hatalı olduğu-
Bilirkişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunlu olsa da, ilgiliye gönderilen ödeme emrine ilişkin tebligat "bilirkişilik sıfatı" nedeniyle yapılmadığından ve PTT'nin yazısında; "şikayetçi hakkında oluşturulan e-tebligat adresinin bilirkişilik mesleğinden dolayı iletilecek tebligatları almaya elverişli hale getirildiğinin, ancak şahsi tebligatları almaya ilişkin kullanım şeklinin aktif edilmediğinin" bildirildiği görüldüğünden, ödeme emri tebliğinin e-tebligat olarak yapılamayacağı-
7201 sayılı Kanun'un 35. maddesinde öngörülen usule göre yapılacak olan tebliğ işlemlerinde, tebliğ evrakında muhtar imzasının bulunması gerektiğine ilişkin yasal düzenlemenin bulunmadığı- TK'nun 35. maddesine göre borçlu şirketin ticaret sicil adresine tebligat yapılabilmesi için, bu adrese daha önce bir tebligatın çıkarılması, borçlu şirketin adresten taşınması veya adresin kapalı olması nedeni ile tebligatın yapılamamış olması gerekeceği, daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adreslerinin esas alınacağı ve bu madde hükümlerinin uygulanacağı, bu durumda, anılan maddeye göre tebligat yapılabilmesi için, tebligat yapılan adresin, tebliğ tarihi itibariyle muhatabın ticaret sicilinde kayıtlı adresi olmasının zorunlu olduğu-
Satış ilanı tebligatının usulsüzlüğü nedeniyle ihalenin feshini isteme hakkının, sadece usulüne uygun tebligat yapılmayan ilgilisi olduğu- Borçlu şirkete ve kayyım olarak atanan avukata elektronik tebligat yolu ile yapılan tebliğin usulüne uygun olduğu-
Ödeme emrinin 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile Yönetmeliğin 57/2. maddesi hükümlerine ve aranan şekil şartlarına göre şeklen usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ne var ki, şikayetçi borçlunun şikayet dilekçesinde, tebligat adresinde faaliyet gösterdiğini, haftanın yedi günü sabah akşam çalışanlarının olduğunu, adresin faaliyet adresi olduğunu ve şirket adreste faal olmasına rağmen şirketin adreste tanınmadığı yazılarak tebligatın iade edildiğini, tanınmadığı durumunun söz konusu olmadığını, tanınmadığı şerhi ile iadesinin usulsüz olduğunu, usulsüz tebligat esas alınarak TK. 35. maddeye göre tebliğ yapılamayacağını ileri sürdüğünün ve mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmadığının görülmektedir. o halde ilk derece mahkemesince, ödeme emri tebligatının iade edildiği .............. tarihi itibariyle borçlu şirketin, tebligat çıkartılan adreste faal olarak faaliyet gösterip göstermediği yöntemince araştırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Elektronik yolla tebligat muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı-
Borçlunun istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü usulsüz tebligat şikayetine ilişkin istinaf nedenlerinin incelenmesi gerektiği-
TK'nun 35. maddesinde öngörülen usule göre yapılacak olan tebliğ işlemlerinde, tebliğ evrakında muhtar imzasının bulunması gerektiğine ilişkin yasal düzenlemenin bulunmadığı-