Mahkemece, dayanak tapu kaydının, ilk tesisinden itibaren tüm kayıtlarının varsa tedavüllere esas belgeler ile birlikte son kayda kadar atlanmaksızın getirtilmesi, teknik ve konusunun uzmanı bilirkişiler aracılığı ile taşınmazın başında yapılacak keşifte, dayanak tapu kaydının ve noter satış senetlerinin zemine uygulanması, taraf tanıklarının dinlenmesi, dava konusu taşınmazın dayanak tapu ve satış senetleri kapsamında kalıp kalmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, bundan sonra kimin zilyetliğinde bulunduğunun kimden kime ne zaman ve ne şekilde devredildiğinin sorularak belirlenmesi, tanık beyanları arasında çelişki bulunması halinde giderilmeye çalışılması, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm delillere göre bir karar verilmesi gerekeceği-
İcra takibine konu edilen aylar ile tahliyeye ilişkin icra mahkemesine sunulan dava dilekçesinde temerrüde konu edilen aylar arasındaki çelişkinin giderilmesi için, mahkemece davacı alacaklı tarafa dava dilekçesi açıklattırılarak takip konusu yapılan ayla ilgili temerrüd olgusunun belirlenmesi gerektiği-
Dava dilekçesini bir bütün olarak değerlendirerek, davayı nitelendirmek ve uygulanacak kanun maddesini belirlemek görevinin hakime ait olduğu (HMK. mad. 33)- Uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, hakimin taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve tarafların delil gösterilmesini isteyebileceği (HMK . mad. 31)-  Dava dilekçesinde, "davalı eşin yükümlülüklerini yerine getirmediği" iddiası ile "tedbir nafakası" isteminde bulunan davacının duruşmada "davalı eşinin başka bir kadınla yaşadığını ve bu nedenle nafaka istediğini" açıklaması iddianın genişletilmesi kapsamında bulunduğu ve davalının açık muvafakati olmadığından tedbir nafakası istemine ilişkin davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu- 
Davacı vekili beyanında taşınmazın tahliye edildiğinden sözleşmenin feshine ilişkin taleplerinin konusuz kaldığını belirtmiş olup, açıkça teminat mektuplarının iadesi talebinden vazgeçtiği şeklinde bir beyanda bulunmadığından, teminat mektuplarının iade edilip edilmeyeceği üzerinde durarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği- İtiraza uğrayan ve mahkemece yeni bir bilirkişi raporu ile karşılanmamış tespit bilirkişi raporu ile karar verilemeyeceği-
Davacının kurduğu ve bir süre faaliyet gösterdikten sonra faaliyetlerine son veren limited şirket üzerine kayıtlı aracın satışına izin verilmesine-
Mahkemece, dava dosyasındaki eksik ve belirsiz hususlar bakımından taraf vekillerince açıklama yapılmasını sağlamak, takip dosyasındaki eksik belgelerin ikmalini temin ederek davacı itirazlarını da karşılayacak biçimde önceki bilirkişilerden ek rapor almak, davalı ticari defter ve kayıtları üzerinde oluşturulacak bilirkişi heyeti marifetiyle inceleme yaptırılarak tarafların tüm delilleri toplandıktan sonra karar yerinde tartışılmak suretiyle sonucuna göre karar vermek gerekeceği-
Hakimin maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği; soru sorup delil gösterilmesini isteyebileceği- Eksikliğin komşu parsellerden kaynaklandığının iddia edilmesi halinde ise davanın bu parsellere yönelik olduğu göz önünde bulundurularak tutanakların getirtilip kesinleşip kesinleşmediği saptanarak görev hususun buna göre belirlenmesi gerektiği-
Davacının devremülkün kullanılmamasından kaynaklı zarar tazminin mi yoksa sözleşmenin iptalinin mi talep edildiği anlaşılmadığından, hakim tarafından öncelikle davacının talep sonucu açıklattırılması ve daha sonra HMK. mad. 194 gereğince tarafların ileri sürdüğü iddia ve savunmaların somutlaştırılmasının istenilmesi gerektiği-
Davanın niteliği tespit edilmeden eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğu gibi, gerekçeli kararda davanın, itirazın iptali davası olduğu belirtilip hükümde alacak davası sonucunu doğurur şekilde karar verilmesiyle, gerekçe ile hüküm arasında da çelişki oluşturulmuş olduğundan hükmün bozulması gerekeceği-
Dava konusu parsel üzerinde davacı tarafından yapılan yapı bulunduğu fakat davacı tarafından yapılan köprünün kapsadığı alanın DSİ kanalı üzerinde olduğu, taşınmaz sınırı içinde kalmadığı tespit edildiğinden anılan parsel dışında bilirkişi raporunda gösterilen, DSİ kanalı içinde kalan köprü hakkında da hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu-