İstemin "ihtiyati haczin kaldırılmasına" ilişkin olduğu, ihtiyati hacze itiraz edenler vekili, "müvekkillerinin borçlu-kefilden mirasçıları olduklarını, borçlu-kefilin 2006 yılında borca batık olarak vefat ettiğini ve borca batık terekede mirasçıların mirası reddetmiş sayılacağını" ileri sürmüş ise de, bu hususta bir belge ibraz edilmediği, kaldı ki, bu iddianın yargılamayı gerektiren bir husus olduğu-
Mahkemece, "muterizin eksik bono ve tahrifat iddialarının yargılamayı gerektirdiği, bu itirazların ihtiyati haciz kararının kaldırılmasının gerekçesi" olarak kabul edilemeyeceği-
Mahkemece; kredi için ipotek verilmiş ise ipotek senedinin ibrazının sağlanması, ardından ipoteğin asıl borcun teminatı için mi, yoksa kefaletin temini için mi verildiğinin belirlenmesi ve asıl borçlu için ipotek verilmesinin kefillere başvurulmasına engel teşkil etmeyeceği de gözetilerek. sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
İtirazın kabulüne ilişkin mahkeme kararının temyiz edilmesinin, henüz kesin hacze dönüşmeyen ihtiyati haczin kaldırılmasını engellemeyeceği-
Somut olayda ihtiyati haciz talebine konu çekte bulunan ciro iptal edildiğinden, TTK'nın 790. maddesi uyarınca yazılmamış hükmünde olduğu, muteriz vekili de "çekteki cironun yazılmamış hükmünde olduğundan bahisle bu ciroya istinaden ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini" ileri sürerek ihtiyati haciz kararına itiraz ettiği- Bu hususun, İİK'nın 265. maddesinde tahdidi olarak belirtilen "ihtiyati haczin dayandığı" sebeplere ilişkin olduğu-
İhtiyati haciz isteminde bulunan faktoring şirketi sadece çeke dayalı olarak ihtiyati haciz isteminde bulunmuş olup, 6361 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinin 2’nci fıkrası uyarınca, faktoring şirketinin kambiyo senetlerine dayalı olsa bile bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacağı temlik alamayacağı ve tahsilini üstlenemeyeceği- Kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle mahkemece re’sen gözetilmesi gereken bu hüküm dikkate alınmadan "itirazın reddine" karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Şartları gerçekleştiğinde kefil hakkında da ihtiyati haciz kararı verilebileceği- Şirket ortağının şirket borcundan sorumlu tutulamayacağı şeklindeki gerekçenin dosya içeriğine uygun düşmediği, şirket ortağı olmanın tek başına kefalet borcundan kurtulmaya olanak tanımayacağı-
İhtiyati hacze itiraz eden vekili, "bononun müvekkili tarafından miktarı yazılıp imza atıldıktan sonra teslim edildiğini, ancak boş kısımların anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu, müvekkilinin sadece 12.000 TL borcu olup, kalan kısımdan dolayı borcunun bulunmadığını, ayrıca alacağın rehinle de temin edildiğini, taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılarak mükerrer tahsilata neden olunacağını" belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep ettiği fakat bu itirazların İİK'nun 265.maddesi kapsamında olmadığı-
İİK.'nın 257. maddesine göre, ihtiyati haciz istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması gerekeceği- Dosyada mevcut ipotek senedinin 5. maddesinde "ipotek verenin asıl borçlu lehine müteselsilen kefil olduğu" belirtilmiş ise de, ipotek senedinin 1. maddesinde "asıl borçlunun yanı sıra kendi borçları ve kefaleti için de ipotek verdiği" belirtilmiş olmakla, "İİK.'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, mahkemece "ipotek veren sıfatı taşıması ve İİK.'nın 265. maddesindeki itiraz nedenleri bulunmadığı" gerekçesiyle, ihtiyati hacze itirazının reddine karar verilemeyeceği-
Mahkemece, "ihtiyati haciz kararının istenebilmesi için İİK'nun 257 maddesinde ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesinde öngörülen koşulların oluşmadığı" gerekçesi ile "itirazın kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılmasına" karar verilmesi gerektiği-