Mahkemece, "ihtiyati hacze dayanak teşkil eden bononun kredi sözleşmesinin teminatı olduğu" gerekçesiyle "istemin reddine" karar verilmişse de, isteme dayanak bono metninde bononun kredi sözleşmesi teminatı olduğuna dair herhangi bir ibare ve açıklık bulunmadığı ve dosyada da bu yolda herhangi bir delil olmadığı gibi bononun teminat senedi olarak düzenlenmesi de kıymetli evrak vasfını etkilemeyeceğinden, "istemin reddi" doğru olmadığından hükmün bozulması gerektiği-
Talep, ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkin olup, mahkemece "muteriz/ borçlunun kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığı ve kredi borcu için taşınmazı üzerinde banka lehine ipotek verdiği" gerekçesiyle "bu borçlu yönünden ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına" karar verilmiş ise de; söz konusu ipotek asıl borçlunun borcunu teminat altına almak üzere verilmiş olup, muteriz tarafından kendisinin kefalet borcunu teminen verilen bir ipotek mevcut olmadığı gözetilerek "ihtiyati hacze itirazın reddi" gerekeceği-
Talep bonoya dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, dosya içerisinde ihtiyati haciz talebine konu bononun teminat olarak alındığına dair hiçbir delil bulunmadığından, mahkemece varsayıma dayalı olarak "bononun teminat bonosu olduğu" kabul edilmek suretiyle hüküm tesis edilemeyeceği-
Mahkemece, "ihtiyati hacze itiraz sebeplerinin sınırlı olduğu, senetteki imzaya ilişkin itirazların menfi tespit davasında ileri sürülebileceği, bononun keşidecisi yönünden protestoya gerek olmadığı, alacağın muaccel olduğu, ihtiyati haczin kaldırılmasını gerektirir bir durumun bulunmadığı" gerekçesiyle "itirazın reddine" karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece, ipotek belgeleri getirtilip kefalet borcu için ipotek verilip verilmediği tespit edilerek, eğer ipotek kefiller yararına verilmiş ise rehin tutarı kadar olan alacak için alacaklının önce rehne müracaat etmesi gerektiği, ipotek şayet asıl borçlu lehine verilmiş ise bunun kefile başvuruyu engellemeyeceği nazara alınarak, neticesine göre bir karar vermek gerekeceği-
İhtiyati hacze itiraz eden vekili, "müvekkilinin çek alacaklısı olan R. K.'e karşı borçlu olmadığını beyanla ihtiyati haczin kaldırılmasını" talep etmiş ise de, İİK'nun 265.maddesinde ihtiyati hacze itiraz sebeplerinin sınırlı olarak sayılmış olduğu, ileri sürülen itiraz sebeplerinin ancak ileride banka aleyhine açılacak bir menfi tespit davasında ileri sürülebilecek ve yargılama konusu yapılabilecek sebepler olduğu-
İcra ve İflas Kanunu'nun 265,IV hükmüne göre, mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra itirazı varit görürse kararını değiştirebileceği veya kaldırabileceği, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verileceği-
İhtiyati hacze itirazın ihtiyati haciz kararını veren mahkeme tarafından incelenmesi gerektiği dikkate alınmadan işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
İhtiyati haczin dayanağı olan senette tahrifat bulunduğu iddiasının açılacak bir menfi tespit davasında değerlendirilebileceği; İİK'nın 257. maddesine göre ihtiyati hacze karar verilmesi gerekirken; mahkemece dayanak senedin sıhhatinin işbu davada inceleme konusu yapılarak, düzenleme tarihi kısmında tahrifat yapıldığı bu nedenle kambiyo senedi sayılamayacağı, senedin adi senet sayılması halinde dahi, vade tarihi bakımından tereddüt doğduğu bu sebeple alacağın henüz muaccel olmadığı ve vade tarihi gelmemiş alacak bakımından ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı gerekçeleriyle, talebin reddine karar verilemeyeceği-
