Mahkemece, "talep konusu bonoların arka yüzünde neyin teminatı olarak düzenlendiklerinin açıkça belirtilmediği ve satış sözleşmesinde de bonolardan bahsedilmediği" gerekçesiyle yazılı şekilde "itirazın kısmen kabulüne" karar verilmişse de, talep konusu bonoların arka yüzlerinde, dosya içerisinden bulunan ve taraflar arasında düzenlenen gayrimenkul satış sözleşmesine konu olduğu anlaşılan 141 ada 5 parsel'in teminatı olduğu yazılı olup , bu nedenle talep konusu bonoların, anılan satış sözleşmesinin teminatı olarak verildiğinin  kabulü gerekeceğinden, bu itibarla, "teminat senedi" olduğu anlaşılan bonolara dayalı olarak verilen ihtiyati haciz kararı yerinde bulunmadığından, hacze itiraz eden borçlular vekilinin itirazının tümüyle kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
İİK'nın 265/1 maddesi uyarınca borçlu, kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haczin dayanağı sebeplere, mahkemenin yetkisine, teminata karşı itiraz edebileceği-Niteliği itibariyle aranacak borçlardan olan kambiyo senedinden kaynaklanan alacağa dayalı ihtiyati haciz isteminde yetkili mahkemelerin; akdin ifa yeri olarak kabulü gereken ödeme yeri ve borçlunun ikametgahının bulunduğu yerin bağlı olduğu mahkeme olduğunun kabulü gerekeceği-
İİK'nın 265. maddesinin 4. fıkrasına göre, "mahkemenin itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebileceği veya kaldırabileceği, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yaparak karar verebileceği"- İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin "yetki itirazı"nda bulunarak  ihtiyati haciz kararına itiraz ettiği anlaşıldığından, mahkemece yetki itirazı değerlendirilerek bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği-
İİK'nun 265/1. maddesi uyarınca; borçlunun kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebileceği, buna göre, "itiraz sebeplerinin sınırlı olarak sayılmış olup, itiraz edenin ileri sürmüş olduğu sebeplerin yasal düzenlemede belirtilmediği ve ancak başka davaların konusunu teşkil edebilecek sebepler olduğu" gerekçesiyle "yerinde olmayan itirazın reddi"ne karar verilmesi gerektiği-
Alacaklı banka vadesi geçmiş kıymetli evrak niteliğindeki bonoya dayalı olarak ihtiyati haciz talebinde bulunduğundan, talep dilekçesinde ve bono içeriğinde ihtiyati hacze konu bononun kredi sözleşmesine istinaden teminat olarak alındığına dair bir ibarenin bulunmadığı, bu suretle kredi sözleşmesine dayalı bir talep de olmadığı halde; bankanın faaliyet alanı nazara alındığında "bononun kredi karşılığında teminat olarak alınmış olabileceği" bankanın ise kredi alacağını ispat edemediği yönündeki farazi kabulle "talebin reddedilmesi" doğru olmayıp, bozmayı gerektirdiği-
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca nakde dönüşmeyen mer-i teminat mektupları için bankanın dilediği anda takip yapabileceği, iflasın ertelenmesi davasında aleyhine ihtiyati haciz istenen borçlu şirket hakkında bir kısım ihtiyati tedbir kararı verilmesinin ihtiyati haciz kararı alınmasına engel olamayacağı, "itiraz dilekçesinde belirtilen itiraz nedenlerinin İİK'nın 265. maddesinde sayılan sınırlı itiraz hallerinden hiç birisine girmediği" gerekçesiyle, "ihtiyati hacze itirazın reddine" karar verilmesi gerektiği-
İİK'nın 265/1 maddesine göre, borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebileceği-İhtiyati haciz kararına itirazda görevli mahkemenin, ihtiyati haciz kararı veren mahkeme olduğu-
Mahkemece; isteme konu çek asıllarının savcılık soruşturması nedeniyle savcılık emanetinde bulunduğu bu durumun ihtiyati haciz kararı verilmesine engel olmadığı, faktoring sözleşmesinin dosyada bulunduğu, isteme konu çekler bakımından muacceliyet koşulu gerçekleştiğinden bankaya ibrazının gerekli olmadığı, isteme konu çekler nedeniyle ihtiyati tedbir kararı verilmesinin ihtiyati haciz kararı verilmesine engel teşkil etmediği, çeklerdeki imzaların sahte olduğuna ilişkin iddianın İİK'nun 265. maddesinde yazılı itiraz nedenlerinden olmayıp genel mahkemede açılacak menfi tespit davasında ileri sürülebileceğinden ve bu konuda açılmış ve devam eden bir  menfi tespit davası da  bulunduğundan bu yöndeki itirazın yerinde olmadığı gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesi gerektiği-
İhtiyati haciz taleplerinde, yaklaşık ispatın yeterli olduğu dikkate alındığında, hesap kat ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın ihtiyati haciz talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, hesap kat ihtarının gönderilmesiyle birlikte borcun muaccel olduğunun, bu suretle borcun varlığının tespitinin yargılamaya muhtaç olduğu yönündeki gerekçenin yerinde bulunmadığı-Somut olayda borcun vadesinin gelmediği söylenemeyeceğinden mahkemenin uygulama yeri bulunmayan İİK'nın 257. maddesinin ikinci fıkrasına istinaden "borçluların mal kaçırma girişimlerinin bulunmadığı" gerekçesi de yerinde görülmeyip, ayrıca, kredi sözleşmesi, ipotek belgeleri ve hesap kat ihtarının aleyhine ihtiyati haciz istenenlere tebliğine dair tebligat evrakları getirtilerek kefiller yönünden Türk Borçlar Kanununun 586/1. maddesi uyarınca değerlendirme yapılması gerektiği-
Talep, ihtiyati hacze itirazdan ibaret olup, mahkemece "ipoteğin asıl borç için verildiği" kabul edilerek "itirazın reddine" karar verilmiş ise de, dosya kapsamında gerekçeye esas alınan ve denetlemeye elverişli ipoteğe dair senet bulunmamakta olup, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden, hükmün temyiz eden muteriz borçlu yararına bozulması gerektiği-