İhtiyati hacze itirazın, ihtiyati haciz kararını veren mahkeme tarafından incelenmesi gerektiği-
İcra ve İflas Kanununun 265/4'üncü maddesine göre, itiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecbur olup, mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebileceği veya kaldırabileceği, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verileceğinden, mahkemece muterizin dilekçesinin alacaklı vekiline tebliğ edilmesi, tarafların davet edilip dinlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
6102 sayılı TTK mad. 818/1-e yollamasıyla TTK. mad. 687/1 uyarınca, çekten dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan ve senet metninden anlaşılmayan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremeyeceği-
Yabancı mahkeme kararının temyizine ilişkin karara dayanarak, alacaklı tarafından ihtiyati haciz istenmiş, verilen ihtiyati haciz kararı, borçluların itirazı üzerine kaldırıldığından, tenfiz kararı kesinleşmeden infaz edilemez ise de, bu karara dayanarak ihtiyati haciz istenmesine yasal bir engel bulunmadığından, ihtiyati haczi tamamlayan merasimin gerçekleşip gerçekleşmediği, sonraki bir aşama olup, hükme gerekçe yapılamayacağı-
İhtiyati haciz talebine konu senedin, şeklen bono vasfında olduğu, "senedin sahte olarak düzenlendiği" konusunda bir yargı kararı bulunmadığı, "senet keşidecisi olan ihtiyati hacze itiraz edenin ileri sürdüğü iddiaların menfi tespit davasına konu olabileceği" gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesi gerektiği-
Faturanın, tek başına alacağın varlığını gösteremeyeceğinden, borçlunun temerrüde düşürüldüğüne dair bir ihtar bulunmadığından, fatura içeriği malların teslim edildiğinin ispatlanamadığından, taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşme de bulunmadığından, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekeceği-
Çek metninden ve ayrıca dosyaya ibraz edilen delillerden, ihtiyati hacze dayanak teşkil eden çekin, rehin cirosuyla ihtiyati haciz isteyen bankaya verildiğine ilişkin ek bir bilgi bulunmamasına rağmen, "bankaya yapılan cironun rehin cirosu olduğu"nun kabulüyle, yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği-
İcra Müdürünün ihtiyati haczin gerçekleştirilmesinde infaz memuru sıfatı taşıdığı- Mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararlarının esasına ve infazına yönelik şikayetlere de tedbir kararını veren mahkemece bakılmasının zorunlu olduğu-
Mahkemece, "taraflar arasında var olan alım satım ilişkisi, buna dair faturalar, irsaliyeler, ödeme belgelerinin alacağın varlığı hususunda kanaat oluşturmaya yeterli olduğu, alacağın doğumundan itibaren muaccel hale geleceği kural olarak kabul edildiği, alacağın vadeye bağlandığını iddia eden tarafça ispatlanması gerektiği"nden, itirazın reddine karar verilmesi gerektiği-
"Aleyhine ihtiyati haciz istenen karşı tarafın TBK 583/1 maddesi gereğince Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi ve Business Card üyelik sözleşmesine sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihi ve müteselsil kefaleti kabul ettiğini kendi el yazısı ile yazmadığı, kefalet sözleşmesinde TBK 583 maddesinde aranan şekil şartlarının bulunmadığı" gerekçesiyle "ihtiyati haciz talebinin reddine" dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-