Talep, "ihtiyati haczin kaldırılması istemine" ilişkin olup, mahkemece "ihtiyati haciz kararının dayanağı olan sözleşmelerdeki kefaletin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine aykırı olarak tanzim edildiği" gerekçesiyle, itiraz eden borçlular hakkında "ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına" karar verildiği; ancak, talep dayanağı genel kredi sözleşmesi 16.10.2006 tarihli, itiraz eden borçlu kefillerin imzaladığı limit arttırım sözleşmesi ise 29.08.2007 tarihli olup TBK'nın yürürlük tarihinden evvel akdedilmiş olmakla, somut olaya TBK hükümlerinin uygulanması doğru görülmediği-
Davacı borçlunun ilk şubedeki sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, ayrıca ipotek senedinde müteselsil kefaleti bulunduğu, bu sebeple başka bir şubenin alacağının tahsili için kullanıldığına ilişkin itirazın dinlenmeyeceği, ayrıca borçlunun yokluğunda verilen ihtiyati haciz kararına İİK 265. maddesinde sınırlı olarak gösterilen nedenlerle itiraz edebileceği-
"İhtiyati haciz istemlerinde yetkili mahkemenin kural olarak HMK'nın 5 ve 19. maddelerine göre belirleneceği, borçlunun ikametgahı, ödeme yeri ve keşide yeri mahkemelerinin yetkili bulunduğu, ihtiyati haciz kararına dayanak çekte borçlu ikametgahının, muhatap banka ve keşide yeri adresinin K.maraş olduğu" gerekçesiyle "yetki yönünden yapılan itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına" dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı-
"İhtiyati hacze konu senet metninde ''Antalya'' ibaresinin üzerinin çizilerek ''Kaş'' ibaresinin yazılmasının senedin geçerliliğini etkilemeyeceği, lehtar olarak senettte ''A. Ltd. Şti'' yer  almakta iken bunu bilerek senedi imzalayan borçlunun talep sahibinin ''A. Tarım Gıda Turizm İnşaat Emlak Sanayi ve Tic Ltd. Şti'' olması sebebi ile yetkili lehtar olmadığı iddiasının iyi niyet kurallarıyla bağdaşmadığı" gerekçesiyle verilen "ihtiyati haczin kaldırılması" dair kararda isabetsizlik bulunmadığı-
Mahkemece, ihtiyati haczin borçlunun huzurunda ne zaman tatbik edildiğinin, ihtiyati haczin huzurda tatbik edilmemiş olması halinde haciz tutanağının ne zaman tebliğ edildiğinin araştırılarak, itiraz süresinin buna göre değerlendirilmesi gerekirken "kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılan esas hakkındaki takipte borçluya gönderilen ödeme emrinin tebliği tarihi dikkate alınmak suretiyle yazılı şekilde itirazın süreden reddine" karar verilmesinin doğru olmadığı-
Kefilin borcu ayrı bir borç olduğundan ve bunun için ayrı bir rehin verilmesi gerektiğinden, ihtiyati haciz sırasında yürürlükte olan iflas erteleme tedbirleri arasında, ihtiyati haciz yönünden bir tedbir kararı verilmemiş olması nedeniyle verilen "itirazların reddine" dair kararda isabetsizlik bulunmadığı-
İhtiyati hacze itiraz eden vekili, "müvekkilinin alacaklı olduğunu iddia eden tarafa borcunun bulunmadığını, ihtiyati haciz talep eden bankada çalışan müvekkilinin akrabasının müvekkili adına kredi kullandığını, takibe konu genel kredi sözleşmesinin ve bu kredinin teminatına alınan ipoteğin sahte olduğunu, alacak gerçek bir alacak ise İİK'ya göre ipotekle temin edilmiş alacaklarda öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi gerektiğini" ileri sürerek "ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını" talep ettiği; mahkemece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, ihtiyati hacze itiraz eden borçlunun itirazlarının İİK 265. maddesi kapsamında olmadığı, ileri sürülen iddiaların yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle i"htiyati hacze itiraz edenin itirazının reddine" dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı-
İtiraz eden vekilinin, "ihtiyati hacze konu bononun sahte olduğunu" belirterek itiraz ettiği, ancak İİK'nın 265. maddesinde sayılan itiraz sebeplerinin tahdidi olduğu, borçlunun Cumhuriyet Savcılığı'na yaptığı şikayet  ve İcra Mahkemesinde yaptığı imza itirazının anılan maddede düzenlenen itiraz sebeplerinden olmadığı-
"İhtiyati haciz talebinin vadesi gelmiş bulunan 3 adet kambiyo senedine dayandırıldığı ve kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içerdiği, likit olduğu, kaldı ki alacağın likit olmaması ve yargılamayı gerektirir mahiyette bulunmasının ihtiyati haciz kararı verilmesine engel teşkil etmediği, itiraz sebeplerinin sınırlı olduğu" gerekçesi ile verilen "itirazın reddine" dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
Mahkemece, "6100 sayılı Yasa'nın 4. maddesine giren bir uyuşmazlık bulunmadığı, ihtiyati haciz talebine bakmakla Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu, bonoya dayanan takipler borçlunun ikametgahının bulunduğu yerdeki (genel yetkili) icra dairesinde yapılabileceği gibi, ödeme yerinde yahut bonoda ödeme yeri gösterilmemiş ise bononun düzenlendiği yerde de yapılabileceği,  yetkili yerlerden birini tercih etme hakkının alacaklıya ait olduğu, alacaklının bononun tanzim (ödeme) yerine  göre Bolu İcra Müdürlüğü'nde icra takibini başlatmasında yasaya uymayan bir yön bulunmadığı" gerekçesi ile verilen "ihtiyati hacze itirazın reddine" dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-