İcra mahkemesince alacaklının itirazın kaldırılması istemi, takip dayanağı belgenin İİK'nun 68. maddesinde belirtilen belgelerden olmadığı gerekçesiyle işin esası incelenmeksizin reddedildiğinden ve bu durumda borçlu yararına tazminata hükmedilmesi için yasada öngörülen "talebin esasa ilişkin nedenlerle reddi" koşulu oluşmadığından, alacaklının tazminatla sorumlu tutulması isabetsiz olduğu-
Dosya kapsamından; 28.05.2014 tarihli celsede, davacı vekilinin mazeret dilekçesi vermesine rağmen bu konuda olumlu olumsuz bir karar alınmaksızın, duruşmanın 16.07.2014 tarihine bırakılması ve davacı vekiline bu süreçte herhangi bir tebligat yapılmamasına rağmen 16.07.2014 günlü celsede, davacı vekilinin duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu halde hazır olmadığından bahisle dosyanın işlemden kaldırılmasına dair karar alınarak devamında, 20.10.2004 tarihinde 3 aylık yasal süre içerisinde yenilenmeyen davanın HMK 150. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına dair hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Kayıtsız şartsız borç ikrarını içermeyen belge altındaki imzanın borçlu tarafından kabul edilmesinin o belgeye İİK. nun 68/1. maddesinde yazılı belge vasfı kazandırmayacağı- Danışmanlık ve Vekalet Sözleşmesi başlıklı belgenin, karşılıklı edimleri içerdiği ve kayıtsız şartsız borç ikrarını ihtiva etmediği sözleşme kabul edilmiş olsa bile, kayıtsız şartsız ödeme vaadi unsurunu taşımadığından, tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği ve alacağın miktarı ile tahsilinin gerekip gerekmediği yargılamayı gerektirdiğinden, bu sözleşmeye dayalı olarak da itirazın kaldırılmasının talep edilemeyeceği-
Alacağın varlığı ve miktarı, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında yargılama yapılmasını zorunlu kıldığından ve borçluya İİK. mad.149/b uyarınca ödeme emri gönderilebileceğinden, mahkemece öncelikle bu nedenle icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken, hesap kat ihtarının kesinleşmediği gerekçesiyle icra emri gönderilemeyeceği belirtilerek takibin borçlu yönünden iptaline ilişkin hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
Genel haciz yolu ile takipte, borçlunun yasal sürede yapmış olduğu itiraz üzerine İİK'nun 66. maddesi uyarınca icra takibinin olduğu yerde duracağı, alacaklının duran takibin devamını sağlayabilmesi için icra mahkemesince verilmiş bir itirazın kaldırılması kararı (İİK. m. 68) ya da genel mahkemece verilmiş itirazın iptali ilamı (İİK. m.67) sunması gerekeceği- Alacaklının itirazın iptaline karar verilmesinden sonra anılan ilamı takip dosyasına sunarak takibin devamına karar verilen kısım açısından takibe devam edilmesini istemesi mümkün olup, icra müdürlüğünce tesis edilen dosya kapak hesabına dair işlemin mahkeme kararı ile takibin devamına karar verilen takip alacağını aşan miktar yönünden iptali ile haczin bu miktar yönünden kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği-
Genel haciz yolu ile takipte, borçlunun yasal sürede yapmış olduğu itiraz üzerine İİK'nun 66. maddesi uyarınca icra takibinin olduğu yerde duracağı, alacaklının duran takibin devamını sağlayabilmesi için icra mahkemesince verilmiş bir itirazın kaldırılması kararı (İİK. m.68) ya da genel mahkemece verilmiş itirazın iptali ilamı (İİK. m.67) sunması gerekeceği- İtirazın iptali davası sonucunda verilen karar uyarınca ilamsız icra takibinin başlatıldığı dosya üzerinden takibe devam edilmesi gerektiği, itirazın iptali ilamı doğrultusunda icra müdürlüğünce dosya alacağının hesaplanarak bu miktar üzerinden takibe devam edileceği ve borçluya icra emri tebliğinin gerekmediği, ancak ilamda hüküm altına alınan yargılama gideri, vekalet ücreti ve tazminat alacaklarının aynı takipten tahsili isteniyorsa bunlar yönünden borçluya icra emri tebliğ edilmesi gerektiği-
Başvuru İİK'nun 68. maddesine dayalı itirazın kaldırılması istemi olup, aynı Kanun'un 70. maddesi uyarınca icra mahkemesince incelemenin mutlaka duruşmalı olarak yapılmasının zorunlu olduğu-
Senette vade yok ise, takipten önce faiz istenebilmesi için, alacaklı tarafından borçlunun takip tarihinden daha evvel temerrüde düşürüldüğünün, İİK'nun 68. maddesinde yazılı nitelikte bir belge ile ispatının zorunlu olduğu-
Takip dayanağı çekin süresinde muhatap bankaya ibraz edildiğine ilişkin ibraz kaşesinin bulunmadığı ve dolayısıyla alacaklının müracaat hakkını kaybettiği anlaşıldığından, takip dayanağı belgenin, "adi havale" niteliğinde olup, kayıtsız şartsız borç ikrarını içermediği ve dolayısıyla İİK.nun 68. maddesinde belirtilen belgelerden olmadığı ve genel haciz yolu ile yapılan takipte, anılan belgeye dayanılarak itirazın kaldırılmasının istenemeyeceği- Borçlu tarafından icra dairesine verilen itiraz dilekçesinde de borç kabul edilmediğine göre, alacağın tahsil edilip edilmeyeceği yargılamayı gerektirdiği ve bu nedenle mahkemece itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerektiği-
Takip dayanağı kira sözleşmesi içeriğindeki depozito bedelinin, kayıtsız şartsız borç ikrarı niteliğinde omadığı ve borçlu tarafından icra dairesine verilen itiraz dilekçesinde, borç kabul edilmediğine göre; sözleşme şartlarının yerine getirilip getirilmediği ve dolayısıyla kira sözleşmesinden kaynaklanan alacağın varlığı ile tahsil edilip edilmeyeceğinin yargılamayı gerektireceği-