Takip talebinde "alacağın sebebi"nin gösterilmemiş olmasının, ödeme emrinin iptalini gerektirmeyeceği–
Kural olarak BK’nun 101. maddesine göre kesin vadeli sözleşmelerde temerrüt tarihinin banka tarafından tüketiciye gönderilen son hesap özetinde belirtilen tarih olduğu ancak kredi kartı borçlarının BK’nun 102/II. maddesinde öngörülen miktarı önceden belli olan kesin vadeli borç niteliğinde olmadığı, bu nedenle kredi kartı borçlarında temerrüt tarihi bakımından anılan maddenin uygulama yeri bulunmadığı, kredi kartı sözleşmelerinin özelliği nedeniyle,borçlunun temerrüdünün banka tarafından akdi ilişkinin sona erdirilip hesap kat edildikten sonra borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse, bu sürenin bitiminden itibaren oluşacağı–
Takip dayanağı yapılan havale dekontunun, İİK’nun 68. maddesinde sayılan belgelerden olmadığı–
«Kredi kartı sözleşmesi»ne dayalı genel haciz yoluyla takipte borca itiraz edilmesi üzerine «itirazın kaldırılması»nın tüketici mahkemesinden değil «icra mahkemesi»nden istenebileceği–
Temelde faiz alacağı niteliğinde olan alacak kalemlerine tekrar faiz uygulanamayacağı–
Takip dayanağı senedin borç taahhüdünü içermesi ve imzasının borçlu tarafından inkâr edilmemesi halinde bu belgenin İİK’nun 68. maddesi anlamında belge sayılacağı–
Ariyet niteliğindeki ilişkiyi ifade eden belgenin İİK’nun 68. maddesinde yazılı borç ikrarını içeren belge niteliğinde sayılmayacağı–
Alacaklıya itiraz dilekçesinin tebliğine dair dosyada belge bulunmaması halinde «itirazın kaldırılması» talebinin borçlunun itirazını bildirdiği tarihe göre değerlendirileceği–