Manevi tazminat davası- Uyuşmazlık konusu miktar 100.000,00 TL olup temyize konu edilen miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararını verdiği 13.02.2024 tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kaldığı-
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararların, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 maddesi uyarınca temyiz edilemeyeceğinin düzenlendiği- Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352/1-b maddesi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekeceği- Dosya içeriğine göre Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuruda hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 158.340,00 TL olup Itiraz Hakem Heyeti karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 300.000,00 TL' nin altında kaldığı-O halde itiraz Hakem Heyeti kararının temyiz kabiliyeti olmayıp davalı vekilinin temyiz dilekçesinin HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerektiği-
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı..
Uyuşmazlık konusu miktar olan 5.332,50 TL'nin direnme kararının verildiği 07.03.2024 tarihi itibarıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-a maddesinde öngörülen 378.290,00 TL olan kesinlik sınırının altında kaldığı-
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz başvurusunun reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 32.568,53 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Muvazaalı işlemin iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak ile dava konusu şeyin değerinden hangisi az ise o değerin oluşturduğu- Dosya içeriğine göre dava konusu taşınmazların tasarruf tarihlerindeki toplam gerçek değeri 336.500,00 TL, davacının icra takiplerine konu toplam alacağı ise 82.234,89 TL olup, temyize konu edilen bu miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı-
Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı..
Taraflar arasındaki tazminat davasının, miktar itibariyle temyizinin mümkün olmadığı-
Davalı erkek aleyhine tespit edilen, hükmedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 211.253,32 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı-davacı erkek vekilinin asıl dava yönünden temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerektiği- Mahkemece, taşınmazın davalı erkek adına ilk edinme tarihinin taşınmazın edinme tarihi olduğu kabul edilerek davacının ziynet eşyaları ve babasının katkısı ile taşınmazın ilk edinilmesinde katkısı olduğu da mevcut delil itibariyle sabit olduğundan, davacının taşınmazın edinilmesine ziynet eşyaları ve babasının katkısı ile yaptığı katkı payı oranı ve katkı payı alacağı belirlenerek ve usuli kazanılmış haklar da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, işbu taşınmaz yönünden dava, katılma alacağı olarak nitelendirilerek hatalı hukuki nitelendirme ile karar verilmesinin hatalı olduğu-