İlamda «davalıların (borçluların) müteselsilen sorumlu oldukları»nın öngörülmemiş olması halinde, borçluların borçtan eşit oranda sorumlu olacakları–
«Tahsilde tekerrüre neden olmamak üzere» -yani, ayni alacağı iki kez tahsil etmemek koşuluyla- alacaklının borçlu hakkında hem «rehnin paraya çevrilmesi» hem de -elindeki senetlere dayanarak- «kambiyo senetlerine mahsus» haciz yolu ile takip yapabileceği–
Üst sınır ipoteğinde, borçluların sorumluluğu limitle sınırlı bulunduğundan, kredi sözleşmesinde açıkça «limiti aşan sorumluluk» öngörülmüş olsa bile, bunun hukuki sonuç doğurmayacağı—
Şikâyetlerde, icra müdürlüğünün hasım («karşı taraf» olarak) gösterilmesinin şikâyetin reddini gerektirmeyeceği–
«Haczin kaldırılması» isteminin (şikâyetinin) hasımsız olarak incelenemeyeceği–
Alınan borç (ödünç) karşılığında kurulan ipoteğin «ana para ipoteği» sayılacağı–
Takip talebindeki imza eksikliğinin sonradan tamamlattırılabileceği–
Kesinleşmedikçe infaz edilemeyecek olan «elatmanın önlenmesi» ve «tazminat»a ilişkin ilamın tazminat bölümünün, elatmanın önlenmesi bölümünden ayrı olarak istenmiş olmasının, sonucu değiştirmeyeceği–
Ortağın kişisel borcundan dolayı, anonim şirketin taşınmazına «ortağın şirketteki payı oranında» haciz konulamayacağı–
İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip sonucunda satılan taşınmazda bulunan üçüncü kişilerin de, İİK. mad. 135/II hükmüne göre -icra dairesince kendilerine «tahliye emri» gönderilerek- taşınmazdan zorla çıkarılacakları (ve taşınmazın, yeni malike ‘alıcıya’ boş olarak teslimi gerekeceği)—
