İcra müdürlüğünce borç miktarının tesbiti (hesaplanması) sırasında, faize faiz yürütülmesinin, şikâyete neden olacağı–
Şikayet süresi «şikayete konu işlemin öğrenildiği tarihten itibaren» işlemeye başlayacağı, şikayete konu memurluk kararının ilgiliye tebliğ edilmemiş olması ve ilgilisi tarafından öğrenildiğine dair dosyada kanıt bulunmaması halinde, ilgilinin belirttiği öğrenme tarihine itibar edilerek sürenin hesaplanacağı (saptanacağı)–
Ticaret (hukuk) mahkemesinin verdiği «itirazın iptali»ne ilişkin kararın, kesinleşmesi beklenmeden uygulanacağı–
«Üst sınır» (=«maksimal»=«azami meblağ»=«teminat») ipoteğinde, alacaklının limit dışında kalan alacağı için, borçlu hakkında, ‘genel haciz yolu ile’ takip yapabileceği–
Takas ve mahsup iddiasının, takibin her safhasında -icra müdürlüğüne ya da tetkik merciine- bildirilebileceği–
İlamda «davalıların (borçluların) müteselsilen sorumlu oldukları»nın öngörülmemiş olması halinde, borçluların borçtan eşit oranda sorumlu olacakları–
«Tahsilde tekerrüre neden olmamak üzere» -yani, ayni alacağı iki kez tahsil etmemek koşuluyla- alacaklının borçlu hakkında hem «rehnin paraya çevrilmesi» hem de -elindeki senetlere dayanarak- «kambiyo senetlerine mahsus» haciz yolu ile takip yapabileceği–
Üst sınır ipoteğinde, borçluların sorumluluğu limitle sınırlı bulunduğundan, kredi sözleşmesinde açıkça «limiti aşan sorumluluk» öngörülmüş olsa bile, bunun hukuki sonuç doğurmayacağı—
Şikâyetlerde, icra müdürlüğünün hasım («karşı taraf» olarak) gösterilmesinin şikâyetin reddini gerektirmeyeceği–