Sıra cetveline yönelik şikâyetlerde, sırasına itiraz edilen -yapılan şikâyetten hukuki durumu etkilenecek olan- alacaklı ya da alacaklıların «karşı taraf» olarak gösterilmesi (eğer gösterilmemişse, icra mahkemesince «tetkik merciince» bu kişilerin duruşmaya çağırılması) gerekeceği–
İlamda tahsiline hükmolunan «vekalet ücreti», «harç», «yargılama giderleri» için, ilam tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceği ancak ilamın infazı için kesinleşmesi gereken hallerde, vekalet ücreti, harç ve yargılama giderleri için ilamın kesinleşmesinden itibaren yasal faiz istenebileceği–
3095 sayılı Kanun hükmü uyarınca «ticari faiz» tabirinin bu kanunun 1. maddesinde belirlenen faiz oranını ifade ettiği–
Tek başına iflas masasını temsile yetkili olmayan iflas idare memurunun, ihalenin feshini isteyemeyeceği—
Nafaka hükmünü ortadan kaldıran «ilamların» -nafaka hükümleri gibi- kesinleşmeden infaz edilebileceği–
Asıl borçluya «hesabın kat edildiği ve alacağın muaccel hale geldiği»ne dair ihtar yapılmadıkça, MK. 887 uyarınca ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılamayacağı–
İİK. mad. 134/II’de yer alan «yalnız satış isteyen alacaklı» deyiminin, menkul satışları için öngörülmüş olduğu, gayrimenkul satışlarını kapsamadığı–
Alacaklı bankanın, borçlular hakkında «genel haciz yoluyla ve kredi sözleşmesine dayalı olarak icra takibi yapma» talebini, icra müdürünün reddetme hakkı bulunmadığı–
Borçlunun elinde bulunan menkul mallar üzerinde, vergi dairesinin fiili haczi (6183 s. K. mad: 77, 78) bulunmadıkça, vergi dairesine satış bedelinden pay ayrılamayacağı–