İlamda «kıdem tazminatından doğan faizin davalıdan alınarak davacıya verilmesine...» şeklinde hüküm kurulmuşsa, bu hükümle faiz alacağı kapitale dönüşmüş olacağından, bu alacağa tekrar faiz yürütülemeyeceği–
Şikayet hakkının Anayasal bir hak olduğu, bu nedenle hakkında yapılan şikayette (ya da bunun sonucunda açılan ceza davasında) haklı çıkan (lehine «takipsizlik» veya «beraat» kararı verilen) tarafın, sırf bu nedenle şikayette bulunan kişiden manevi tazminat isteyemeyeceği, şikayetçinin ancak (kasten) davacıya zarar vermek amacı ile veya hiçbir duyum ve belirti olmadan sırf şüphe üzerine ağır bir suçlamada bulunarak şikayette bulunmuş olması halinde, davacıya manevi tazminat ödemeye mahkum edilebileceği–
Hukuk Usuli Muhakemeleri Yasasının 423/6. maddesinde vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında sayılmış olup, aynı yasanın 424. maddesinde de yargılama gideri olacak hükmolunan vekalet ücretinin, ancak iki taraf arasında geçerli olacağı ve takip dayanağı ilamda da bu yönde hüküm kurulduğunun anlaşıldığı, 1136 sayılı Avukatlık yasasının 164/son maddesinde; “dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir” hükmünün vekil ile müvekkil arasında çıkacak ücret uyuşmazlıklarını düzenlemek amacıyla öngörülmüş bulunduğu, ne var ki; aynı madde de “bu ücretin, iş sahibinin borcu nedeniyle takas mahsup edilemeyeceği”nin belirtildiği-
‘Şikayet’in HUMK’un 179 (yeni HMK. 119) maddesinde yazılı şartları taşıması gerekmediği yani şikayetin ‘dava’ niteliğini taşımadığı–
Haciz sırasında ya da haciz işleminin gerçekleşmesinden sonraki dönemde, borçlunun “haczedilmesi mümkün olmayan mal ve haklarla ilgili olarak” bu hakkından vazgeçilebileceği–
«Ana para (kapital) alacağı»na dönüşmüş bir «faiz alacağı» bulunmadıkça, sadece temerrüt faizine «temerrüt faizi» yürütülemeyeceği– İlamda miktarı belirtilerek hükmedilmiş faiz alacağına, ayrıca ilam ya da takip tarihinden itibaren faiz yürütemeyeceği–
Alacaklının borçlulardan biri hakkındaki takibinden vazgeçmiş olması halinde icra müdürlüğünce takibin tamamından vazgeçilmiş gibi vazgeçme harcı tahsil edilmesinin süresiz şikayete neden olacağı–
Üçüncü kişinin süresinde «birinci haciz ihbarnamesi»ne itiraz etmiş olmasına rağmen kendisine gönderilen «ikinci haciz ihbarnamesi»nin yok hükmünde olacağı ve bu ihbarnamenin iptali yönündeki şikayetin süreye bağlı olmadığı–
506 sayılı SSK’nun 121. maddesi gereğince; kurumca bağlanacak gelir veya aylıklar ve sağlanacak yardımların nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği; kamu düzeniyle ilgili olan bu kurala aykırı olarak yapılacak işlemin süresiz şikayet yolu ile iptali gerekeceği–
İcra Memurluğunun “icra dosyasının infazen işlemden kaldırılmasına” yönelik kararının 7 gün içinde şikayet konusu yapılabileceği–