Takibin kesinleşmesinden sonraki bir tarihte, borçlunun emekli maaşının 200.00 TL’lik kısmı için haciz konmasına muvafakat etmesinden sonra, emekli maaşına bu miktar için haciz konması üzerine, şikayet yolu ile “haczin kaldırılmasını” isteyemeyeceği–
İcra ve İflas Kanununda icra müdürüne haciz uygulaması konusunda bir takdir yetkisi tanınmamış olduğu, bu nedenle haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı olan taşınmazın, borçlunun borcundan dolayı haczedilmesi gerekeceği–
İpotek akit tablosunda sayılan eklentilerin taşınmazlardan ayrı olarak haciz edilemeyecekleri–
Haczedilen taşınırların ipotek akit tablosunda yazılı olması ve teferruat (eklenti) niteliğinde bulunması nedeniyle haczedilemeyeceğine ilişkin şikayetin süreye bağlı olmadığı–
Mahkemece “kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat ödenmesine ve taşınmazın tapu sicilinden çıkarılmasına” dair verilmiş olan ilam, taşınmazın aynı ile ilgili olmadığından, infazı için kesinleşmesine gerek bulunmadığı–
Bankalar Kanunundan kaynaklanan fon alacaklarına ve bu kanuna göre hazine alacağı sayılan alacaklara ilişkin dava ve takiplerde zaman aşımı süresinin 20 yıl olduğu–
“Takip konusu senetlerin/çeklerin kambiyo senedi niteliğinde bulunmadığı” ya da “alacaklının bu senetlere/çeklere dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapamayacağı” saptansa dahi, takip borçlusunun borcu kabul edip ödeme iddiasında bulunması (yani; takip konusu borcu kısmen ya da tamamen ödemiş olduğunu belirtmiş olması) halinde, icra mahkemesince -İİK.170/a-II uyarınca- “takibin iptaline” karar verilemeyeceği-