Borçlunun yaptığı ödemeler her ne kadar İcra Müdürlüğü'nce teminat olarak kabul edilip, ödeme sayılmamış ise de; bu ödemelerin dosya borcuna mahsuben yapıldığının kabulü gerekeceğinden; paranın iadesine yönelik borçlu talebinin reddi gerekeceği-
İcra mahkemesince, tedbir kaldırılmadığı takdirde kararın kesinleşmesine kadar devam edeceği, ancak bu durumun tedbiri veren mahkemece aksine bir karar verilmemesi hali için geçerli olduğu-
İlamlı icra takibinde faiz ve diğer alacakların fazla istendiği yönündeki başvuru İİK'nun 41. maddesi yollamasıyla İİK'nun 16/2. maddesinde yer alan bir hakkın yerine getirilmemesi nedeniyle ilama aykırı işlem yapıldığı iddiası olduğundan süresiz şikayete tabi olup, her zaman ileri sürülebileceği-
? Her ne kadar Sayıştay kararları ilam niteliğinde ise de; takip dayanağı ilamda hüküm kısmında açıklanan sorumluluk koşula bağlandığından; bu haliyle ilamın infaz kabiliyetinin olmadığı-
2577 sayılı Yasa'nın 1. maddesi uyarınca; Danıştay, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemeleri'nin görevine giren uyuşmazlıkların çözümü, bu Kanunda gösterilen usullere tabi.olup, Yasa'nın 28/2. maddesine ilişkin anılan değişikliğin, adli yargı mahkemeleri tarafından verilen ilamların infazında uygulanmaması gerekeceği-
Takip dayanağı ilamda; borçluların müşterek ve müteselsil sorumluluğuna karar verildiğinden ve dosya borcu diğer borçlunun banka hesaplarına konan hacizler nedeniyle ödendiğinden, müşterek müteselsil borçlu sıfatıyla ödeme yapan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın iç ilişkide adına ödediği miktarlar için diğer borçlulara rücu hakkının bulunduğu-
İİK 41.maddesi yollamasıyla İİK 16. Maddesine dayalı şikayet talebinde, 2577 sayılı Yasa'nın 1. maddesi uyarınca; Danıştay, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemeleri'nin görevine giren uyuşmazlıkların çözümü, bu Kanunda gösterilen usullere tabi olup, Yasa'nın 28/2. maddesine ilişkin anılan değişikliğin, adli yargı mahkemeleri tarafından verilen ilamların infazında uygulanma olanağı bulunmayacağı-
Danıştay, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemeleri'nin görevine giren uyuşmazlıkların çözümü, bu Kanunda gösterilen usullere tabi olup, Yasa'nın 28/2. maddesine ilişkin değişikliğin, adli yargı mahkemeleri tarafından verilen ilamların infazında uygulanma olanağının bulunmadığı, mahkemece bu yöndeki şikayetin reddi gerekeceği-
İİK 41.maddesi yollamasıyla İİK 16. Maddesine dayalı şikayet talebinde, 2577 sayılı Yasa'nın 1. maddesi uyarınca; Danıştay, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemeleri'nin görevine giren uyuşmazlıkların çözümü, bu Kanunda gösterilen usullere tabi olup, Yasa'nın 28/2. maddesine ilişkin anılan değişikliğin, adli yargı mahkemeleri tarafından verilen ilamların infazında uygulanma olanağı bulunmayacağı-
Haciz karar tarihi itibariyle 6111 sayılı Yasanın Geçici 2. maddesi iptal edildiğinden ve halen yürürlükte olan 5999 sayılı Kanunun Geçici 6.maddesine göre alacağın doğumuna sebep olan idare eyleminin 1983 yılından öncesine ait olduğuna ilişkin iddia ve bilgi bulunmadığından, kamulaştırmasız elatmaya ilişkin eylemin 1983 yılından sonra olduğunun kabulü gerekeceği-
