Borçluya karşı genel haciz yolu ile takip yapmış olan alacaklının, borçlunun mallarına ihtiyati haciz koydurtması ve borçlunun kendisine gönderilen ödeme emrine itiraz etmesi halinde, bu itirazın  alacaklıya hemen tebliğ olunacağı ve alacaklının itirazın kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ya icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemesi veya mahkemede itirazın iptali davası açması gerektiği- İcra mahkemesinin itirazın kaldırılması talebini reddederse, alacaklının, bu ret kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde genel mahkemede borçluya karşı alacak davası açması gerektiği- Davanın açılmamış sayılması, ya da alacaklının davada haksız çıkması hallerinde ihtiyati haciz hükümsüz kalacağı, bu konudaki şikayetin süreye tabi olmadığı- Borçlu tarafından ödeme emrine itiraz edilmesi üzerine, alacaklının, ihtiyati haciz kararı ile  borçlunun maaşına haciz koydurması ve itiraz dilekçesinin alacaklı vekiline tebliği tebliğinden itibaren alacaklının 7 gün içinde itirazın kaldırılması veya iptali talebinde bulunulmadığı görüldüğünden, ihtiyati haczin hükümsüz kalacağı-
Mahkemece ilamın taşınmazın aynına ilişkin olduğu (mülkiyet tartışması bulunduğu) nazara alınarak şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesinin gerekeceği-
Teminat mektubu ile doğmuş ve doğacak bir hak bulunmadığından, lehdarın borcu için teminat mektubunun haczedilmesine yasal imkanın olmadığı, teminat mektubunun hangi iş için verilmiş ise onun için haczedilip paraya çevrilebileceği-
İcra İflas Kanununun 82. maddesinin 12. bendinde düzenlenen meskeniyet şikayeti borçluya tanınmış, onun şahsına bağlı bir şikayet nedeni olduğu-
Şikayet tarihinden sonra yeniden haciz konulmasının işin esasına girilmesine engel olmadığı-
Şikayetten sonra yapılan ödemenin, şikayetin incelenmesine engel olmadığı-
Ayırt etme gücünden yoksun olan kişilerin tasarruflarının geçersiz olduğu-
İlamlı icra takibinde ilama aykırılık nedenine dayalı olan bu başvurunun İİK'nun 16/2. maddesine göre süresiz şikayete tabi olduğu-
Takip konusu olan alacakların dayanak ilamda net olarak hesaplandığı belirtilmediğinden verginin ödenmesi bakımından vergi dairesine karşı yükümlü olan borçlunun ilamda yazılı alacaklarda “vergi sorumlusu” sıfatı ile gelir vergisine mahsuben vergi dairesine ödemekle zorunlu olduğu miktarları kesinti yapmak ve kalan kısmı da icra dosyasına yatırmak suretiyle borçtan kurtulmasının mümkün olacağı-
Şikâyete konu icra emrinde icra harç talebi de bulunduğundan İcra Mahkemesince bu konuda olumlu-olumsuz bir karar verilmesinin gerekeceği-