Kötü niyetli olmasa da alacaklı tarafından yasadaki boşluktan yararlanılarak bir ilamdaki haklar için ayrı ayrı takip başlatılarak sebepsiz zenginleşmeye neden olacak şekilde fazladan avukatlık ücreti talep edilmesi hakkın kötüye kullanılması olup, bu durumun hukuk düzeni tarafından korunmaması gerekeceği-
Alacaklının, haciz talebinin reddine ilişkin müdürlük kararının kaldırılması istemiyle icra mahkemesine yaptığı başvuru, bir hakkın yerine getirilmemesine ilişkin olduğundan İİK'nun 16/2. maddesi uyarınca bu husustaki şikayetin süreye tâbi olmadığı-
Kamulaştırmasız el atma ilamlarından doğan alacağa kesinleşme tarihine kadar yasal faiz, bu tarihten sonra Anayasa'nın 46.maddesine göre faiz talep edilebileceği-
Kefalet işleminin TBK'nun 584. maddesi gereğince geçersiz olduğunu icra mahkemesinde ancak icra kefilinin ileri sürebileceği ve bu nedenle icra emrinin iptalini isteyebileceği, icra kefilinin eşi olan şikayetçinin ise aynı nedenle icra kefaletinin geçersizliğini genel mahkemede yargılama konusu yapabileceği-
İdare eyleminin 1983 yılından öncesine ait olduğuna ilişkin iddia ve bilgi bulunmadığından, kamulaştırmasız elatmaya ilişkin eylemin 1983 yılından sonra olduğunun kabulünün gerektiği, bu durumda, haciz tarihi olan 22.03.2013 tarihine göre, borçlu İdare'nin haczi kabil malvarlığı üzerine haciz konulmasının mümkün olduğu-
Mahkemece borçlu vekilinin yalnızca haciz ve muhafaza işlemi yapılamayacağına ilişkin şikayeti hakkında karar verilip, alacaklının derdestlik itirazı ve usulsüz tebligat şikayeti hakkında bir değerlendirme yapılmamasının HMK.'nun 297/2. maddesine aykırı olduğu-
Taşınmazın borçlunun borcu nedeniyle haczedilebilmesi için haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı olmasının zorunlu olduğu, haciz tarihinde taşınmaz borçlu adına kayıtlı olduğundan icra müdürünün haciz işleminde usulsüzlüğün bulunmadığı, sonradan tapu iptal ve tescil kararına dayalı olarak taşınmazın maliki olan 3. kişinin haczin kaldırılması için genel mahkemede mülkiyet hakkına dayalı olarak dava açmasının gerekeceği-
İlama aykırılık şikayetinin İcra Mahkemesi'nce süresiz olarak degerlendirilip sonuca bağlanması gerektiği-
Yargılama devam ederken diğer borçlu tarafından borcun ödenmesinin, icra mahkemesinin borçlunun başvurusunu incelemesine engel teşkil etmeyeceği-
Tebliğ memurunca borçlu şirket yetkilisinin iş yerinde olmadığı tespit edilmiş ise de, o sırada orada hazır bulunan ve kendisine borçlu şirket adına tebligat yapılabilecek memur veya müstahdemin araştırılıp tebliğin anılan kişilerden birine yapılması gerekirken, tebliğ evrakının mahalle muhtarına teslim edildiği, dolayısıyla yapılan tebligatın usulsüz olduğu-