6100 sayılı HMK'na eklenen "Geçici madde 3" atfı ile uygulanması gereken HUMK'nun 443/4. maddesi (6100 sayılı HMK'nun 367/2. maddesi) gereğince gayrimenkule ve buna ilişkin ayni haklara dair hükümler kesinleşmedikçe icra edilemeyeceği, buna yönelik şikayetler de kamu düzenine ilişkin olup süresiz şikayete konu olacağından, mahkemece, işin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken şikayetin süreden reddinin isabetsiz olduğu-
Borçlunun tebligat evrakını almaktan imtina etmesi üzerine ödeme emri tebliğ evrakı 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/1.maddesine göre mahalle muhtarına teslim edildiğinden tebliğ işlemi bu haliyle usulüne uygun bulunduğu, usulsüz tebligat şikayetinin reddine karar verileceği-
Tedbir nafakasına ilişkin hükümlerin icrasını isteyebilmek için bunların kesinleşmesini beklemeye gerek bulunmadığı-
5393 Sayılı Belediye Kanunu'nun 15/son maddesinin dar yorumlanması gerekip, maddede açıkça haczedilmezlik için "fiilen kamu hizmetinde kullanılma" koşulunun kabul edildiği, belediyeye ait bir malın haczedilmezliği ancak fiili durumunun tespiti ile belirleneceğinden, niteliği gereği belediyenin servis aracı, itfaiye aracı gibi araçlar ile fiilen kamu hizmetine tahsisli araçların haczi mümkün olmadığından, kamuya tahsis kararı haczedilmezlik şikayetinde gözönüne alınacak bir husus olmadığından mahkemece yapılacak iş haczedilen aracın fiilen kamu hizmetinde kullanılıp kullanılmadığını tespit ederek oluşacak sonuca göre karar verileceği-
Somut olayda iptali istenen ihbarnamelerde her ne kadar 3. kişinin isim ve soyisminin yazımlarında yanlışlık yapılmışsa da 3. kişinin ihbarname gönderilen kişinin kendisi olmadığı yönünde husumete dayalı bir şikayetinin bulunmadığı, 3. kişinin şikayet nedenleri nazara alındığında mahkemeye şikayet süresinin muamelenin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün olduğu-
Takip dosyasında takip dayanağı ilamda borçlunun vekili olduğu, takip talebinde ve icra emrinde vekilin adının yazıldığı, dava dilekçesi içeriğinden,icra emrinin hem borçluya hem de borçlu vekiline tebliğ edildiği anlaşıldığından şikayetin reddine karar verileceği-
Aynı ilama dayalı olarak iki ayrı takip başlatıldığı, birinci takibin alacağın temliki işlemine dayandığı, temliki tüm davacıların birlikte gerçekleştirdiği, temlik edenler ile temlik alanın vekillerinin de aynı olduğu ve iki ayrı takibin aynı vekilce başlatıldığı da gözetilerek, mahkemece, daha sonra başlatıldığı anlaşılan takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Şirketin bölünme raporunda icra takibinin dayanağı olan ilamdan kaynaklı borçtan, bölünen şirketlerden herhangi birinin sorumlu olduğuna dair açık bir belirlemenin bulunmadığı, bu durumda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 168/3 maddesi gereği bölünme ile oluşan her iki şirketin borçtan müteselsilen sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, mahkemece icra emrinin iptali yönündeki başvurunun reddine karar verileceği-
İcra takibine dayanak yapılan ve taraflar arasında imzalanan protokol, karşılıklı edimlerin yerine getirilmesi şartlarına bağlanmış bir anlaşma olup, bu haliyle İİK. nun 68/1. maddesinde yer alan ve alacaklıya genel haciz yolu ile takip yapma imkanı tanıyan mücerret borç ikrarını içeren bir belge niteliğinde olmadığı,itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verileceği-
Alacaklı, kendi sırasına veya iflâs hukuku kurallarının yanlış uygulandığına değil, kendi alacağı hakkında nedenleri gösterilerek verilen ret veya kısmen kabul kararının esasına veya bir başka alacaklının alacağına veya onun sırasına itiraz ediyorsa ticaret mahkemesine dava açması gerektiği- İİK'nın 235/1. maddesi uyarınca iflas sıra cetveline yönelik itirazlar (kayıt kabul ve kayıt terkin davaları) kural olarak genel mahkemelerde (Asliye Ticaret Mahkemesinde) görülmesi gerektiği-