Borçlu icra mahkemesine başvurusunda “takip alacaklısı tarafından sunulan belgelerin ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe konulabilecek vasıfta yani ilam vasfında sayılan belgelerden olmadığı ve ilamlı takibe konularak müvekkiline icra emri tebliği işleminin Yasa'ya aykırı olduğu yönündeki iddiası, ilama dayanılmadan ilamlı takip yapıldığı yönünde şikayet" niteliğinde olup bu şikayetin "bir hakkın yerine getirilmemesinden" kaynaklandığı- Rehin açığı belgesi vs ile karşı karşıya gelebilecek olan borçlu yönünden, süresiz şikayetin gelinen gayrimenkulun ihaleyle satılması ve tahliyesi aşamasında ileri sürülmesinin "hakkın kötüye kullanımı" niteliğinde sayılamayacağı-
İhale alıcısının icra mahkemesine başvurusu, icra müdürlüğünce hesaplanan KDV oran ve miktarına ilişkin olup, Vergi Dairesi Başkanlığı’nın, icra takibinin tarafı olmadığından hasım olarak değerlendirilemeyeceği-
İlamda vekil sıfatı olmayan avukatın, ilamların icrası yolu ile takibe başladığı icra emrinin tebliğinden sonra başvuru ile takibi düzeltip kendi adı ile yeniden çıkarılmasını sağladığı bu durumda önceki icra emrinin iptaline karar verilmesi gerektiği-
Tarafları aynı olan kesinleşmiş mahkeme ilamlarına dayanılarak takas-mahsup istenilebilir ise de bu halde takas-mahsuba konu alacaklar üzerine üçünçü şahıslarca takas-mahsup talebinden önce haciz konulmuş ise bu hacizler nazara alınarak bakiye alacak kaldığı takdirde takas-mahsuba karar verilebileceği-
Mahkemece, borçlunun şikayet konusu yaptığı banka hesabı üzerine konulmuş bir haciz bulunmadığından, hesaba konulan haczin kaldırılması istemiyle şikayette istemin reddi yönünde karar verilmesi gerekeceği-
Tahsilatın yapıldığı Milli Eğitim Müdürlüğü (bağlı bulunduğu Milli Eğitim Bakanlığı) genel bütçeye dahil idareler arasında yer alıp harçtan muaf olduğundan, ödenen tahsil harcının iadesi yönünde hüküm oluşturulması gerekirken, şikayetin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı-
Takip dayanağı ilamın İİK'nun 277 ve müteakip maddelerine dayalı tasarrufun iptaline ilişkin bir ilam olduğu ve taşınmazın aynı ile ilgili değil şahsi hak doğurucu nitelikte bulunduğu, bu nedenle, ilamın icrası için kesinleşme şartının aranmadığı-
Şikayetçiye gönderilen muhtıralar İİK.'nun 78. maddesi anlamında haciz müzekkeresi olup, gereğinin 3.kişi tarafından yerine getirilmemesi, İİK'nun 89.maddesindeki sonuçları doğurmayacağından şikayetçi aleyhinde haciz işlemi yapılamayacağı-
Mahkemece İcra Müdürlüğü'ne 6552 sayılı Kanun'un 121. maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu'nda 15.maddenin son fıkrasına eklenen hüküm gereğince işlem yapılması yönünde talimat vermekle yetinilmesi gerektiği-
