Borçlunun ilama aykırılık niteliğinde olan mükerrer takip şikayetinin süresiz şikayet olduğu düşünülerek işin esasının incelenip oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken istemin süreden reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
İcra vekalet ücreti kalemi hesaplanırken belirlenen asıl alacak miktarı dikkate alınmadan hesaplama yapıldığı görüldüğünden, mahkemece, icra vekalet ücreti yönünden bilirkişiden denetime elverişli ek rapor alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekeceği-
Takip konusu ilama göre, İdarenin kamulaştırmasız elatma eylemi 1995 yılından sonrasına ait olup olayda uygulanması gerekli 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 6. maddesinin 13. fıkrası Anayasa'ya aykırı görülerek 13.11.2014 tarihinde Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş olmakla uygulanırlığı kalmadığından, 1983 yılından sonraki el koymaya ilişkin kamulaştırmasız el atma davalarında borçlunun gayrimenkul, menkul, hak ve alacaklarına haciz uygulanmasının hukuka uygun olduğu-
Bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü icra takibinde vadesi gelmeyen senede yönelik icra takibi yapılmasına ilişkin icra memur muamelesini şikayetin ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde yapılması gerektiği-
Takip konusu alacağa 3095 sayılı Yasa'nın 2. maddesinde öngörülen avans faiz oranlarının uygulanması gerekeceğinden, mahkemece, avans faiz oranına, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan avans faiz oranından beş puan veya daha çok farklı olması halinde; yılın ikinci yarısında bu oranın geçerli olduğu kuralı çerçevesinde yapılacak faiz hesaplaması ile sonuca gidilmesi gerekeceği-
Borçlu şirket, takip talebinde ve icra emrinde gösterilen şirketin başka bir şirket olduğu iddiasında bulunmadığından ve Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yazısına göre de takip talebi ve icra emrinde belirtilen ünvanda başka bir şirketin mevcut olmadığı anlaşıldığından, mahkemece, şikayetin esasına girilerek incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Taşınmazı ipotekle yükümlü olarak alan kişinin takibe dahil edilmesi için ayrıca bir takip yaptıktan sonra takip dosyalarının birleştirilmesine gerek bulunmadığı-
Takip dayanağı ilamda dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ve davacı adına tescili ve iptal tescil şartlarının oluşmasına bağlı olarak da tazminata hükmedilmesinin talep edildiği, ihtilafın gayrimenkulün aynına ilişkin bulunduğu nazara alınarak, ilamın kesinleşmeden takibe konulamayacağı-
Şikayetçi borçlu şirketin borca itirazı kabul edilerek takibin iptaline karar verildiğine ve söz konusu kararın yerine getirilmesi için kesinleşmesi şartı bulunmadığına göre icra dosyasında depo edilen ve borçluya ait olan paranın iadesinin gerekeceği-
İhtiyati haciz kararı, icra takip işlemi olmayıp, yapılacak icra takibinden veya açılacak davadan önce ya da sonra uygulanan ve HMK.'nun 389. ve izleyen maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir benzeri bir işlem olduğundan bir takip muamelesi sayılamayacağı- İcra takibinin durdurulmasının ihtiyati haczin infazına mani teşkil etmeyeceği- Menfi tespit davasında verilen ihtiyati tedbir kararının, davanın tarafı olmayan takip alacaklısı banka yönünden sonuç doğurmayacağı ve ona karşı hüküm ifade etmeyeceği-
