Alacaklının öncelikle ilam borçlusu apartman yönetimi aleyhine takip başlatması gerektiği ve bu husus gözardı edilerek doğrudan kat malikleri hakkında takibe geçilmesinin doğru olmadığı-
İşçilik alacağı ilamında davalı olarak Tüsüz Apartman Yöneticiliği hakkında karar verildiği, takibin ise kat maliklerine karşı başlatıldığı alacaklının öncelikle ilam borçlusu Apartman Yönetimi aleyhine takip başlatması gerektiği-
Borçlunun, Yargıtay'ın düzelterek onama kararı üzerine faiz başlangıcının önceki bir tarihe çekilmesi neticesinde meydana gelen faiz farkının yanlış hesaplanarak, olması gerekenden fazla faiz talep edildiği yönündeki iddiası ilama aykırılık şikayeti olup, bu tür şikayetler kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle süresiz olarak icra mahkemesi önüne getirilebileceği-
6111 sayılı Kanun kapsamında borcunu kabul eden ve ödeme yapan davalının daha sonra vekalet ücreti ve yargılama giderini takibe koymasının 6111 sayılı Yasa'ya aykırı olduğuna ilişkin düzenlemenin, Mahkemece takip dayanağı ilamın tebliğ tarihi araştırıldıktan sonra, tebliğ tarihi 6111 sayılı Yasa'nın yayım tarihinden sonra olduğu takdirde somut olaya uygulanabileceği-
İlam vekalet ücreti dışında kalan alacak kalemleri için takas-mahsup talebinde bulunulmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı nazara alınarak talebin kısmen kabulüne karar verilmesinin gerektiği-
İİK'nun 68/2. maddesinde; borçlunun itirazını varit gösterecek hiçbir belge ibraz edememesi halinde icra mahkemesince itirazın kaldırılmasına karar verileceği, aynı maddenin 3. fıkrasında ise; itirazın birinci fıkrada gösterilen senet veya makbuz yahut belgeye müstenit olması durumunda itirazın kaldırılması talebinin reddolunacağı belirtilmiş mahkemece bu başvurunun şikayet olarak nitelendirilip şikayetin reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
İİK'nun 32. maddesi gereğince; para borcuna dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ edeceğinden, İİK'nun 32 ve devamı maddelerinde icra emrinin tebliği sırasında takibe dayanak belgelerin eklenmesi yönünde yasal bir düzenleme olmadığından, mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Borçlunun usulsüz tebligat şikayeti üzerine takibin durdurulması ve hacizlerin bu karar üzerine kaldırılmasının, İİK'nun 361. maddesi koşullarının oluştuğunun kabulü için yeterli olmayıp, borçlunun ancak genel mahkemede açacağı istirdat davası sonucuna göre ödediği parayı geri alabileceği-
İhalenin feshi istemi bir şikayet olup, şikayete ilişkin hususlarda müdahillik kararı verilemeyeceği- Şikayetçi, İİK'nun 134/2. maddesinde belirtilen kişilerden olmadığından ihalenin feshi isteminin reddine karar verileceği-
