Mahkemece davalıların açtıkları tapu iptali ve tescil davasının reddedilip kesinleştiği belirtilerek alacaklıların müdahalenin önlenmesi ve ecrimisile ilişkin taleplerinin kısmen kabulüne karar verildiği anlaşıldığından, ilamın infazı için kesinleşmesi koşulunun bulunmadığı-
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 124/2.maddesi gereğince kollektif şirket şahıs şirketi olup; ancak şahıs şirketinin şirket devam ettiği sürece ortaklardan birinin kişisel alacaklısı hakkını, şirket bilançosu gereği o ortağa düşen kâr payından ve şirket fesih olunmuş ise tasfiye payından alabileceği, henüz bilanço düzenlenmemişse alacaklı bilançonun düzenlenmesi sonucunda borçluya düşecek kâr ve tasfiye payı üzerine haciz koydurabileceğinden, mahkemece, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Somut olayda, genel haciz yolu ile takip, alacaklı tarafından sözü geçen her iki tedbir kararından sonra 20.12.2013 tarihinde başlatılmış olduğundan, tedbir kararından sonra açılan takibin iptaline karar verilmesi gerekirken; 11.03.2013 tarihli tavzih kararı gözardı edilerek sadece 24.01.2013 tarihli tedbir kararı esas alınmak sureti ile ve icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verilmiş olması karşısında konusu kalmayan şikayet hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
Şikayet tarihinden sonra haczin kaldırılmasının ya da yeniden haciz konulmasının işin esasına girilmesine engel olmadığı-
Haciz nedeniyle hesaptan gelen paranın ödenmesi haczedilmezlik şikayetinin esasının incelenmesine engel olmadığından, şikayetin esasının incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Borçlunun, takip konusu ilamda yer almayan alacağın talep edildiği yönündeki iddiası ilama aykırılık şikayeti olup, bu tür şikayetler kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle süresiz olarak icra mahkemesi önüne getirilebileceği-
Alacaklı tarafından borçlu muris hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibinin kesinleşmesinden sonra oluşan zamanaşımı nedeniyle borçlunun mirasçıları tarafından TTK.nun 662, 726, 730 ve İİK.nun 71 ve 33-a maddeleri uyarınca icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasına karar verilmesinin istendiği, borçlu tarafından alacaklı aleyhine açılan menfi tespit davası zamanaşımını kestiğinden, mahkemece, şikayetin reddine karar verileceği-
Usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içerisinde icra mahkemesine şikayet yolu ile yapılması gerektiği-
Şikayetçi üçüncü kişinin, İİK'nun 89/1. maddesine göre tebliğ edilen 1. haciz ihbarnamesi tebliğ işleminin usulsüz olduğu nedeniyle düzeltilmesi isteminde hukuki yararı bulunduğu-3. kişinin şikayet konusu yaptığı tebliğ işlemi ile aynı icra dosyasında yapılan diğer tebliğ işlemleri birbirinden ayrı olup derdestlik oluşturmayacağı-
Borçlunun mutlaka meskeniyet şikayetinde bulunduğu yerde veya o yere yakın bir yerde meskeninin bulunmasının zorunlu olmayıp, borçlunun daha mütevazi niteliklere sahip yerlerde haline münasip meskeni edinebileceği miktarın belirlenmesi gerekeceği-