Adi ortaklığın ayrı bir tüzel kişiliği olmadığından, adi ortaklığı oluşturan ortaklardan her biri şikayet hakkına sahip olup, hakedişlerin borçluya ait olmayıp borçlunun ortağı olduğu adi ortaklığa ait olduğu iddiasıyla haczin kaldırılmasına dair talebin süresiz şikayete tabi olduğu-
İlamın davacı yararına hükmedilen yargılama giderine ilişkin bölümü, bir tahsil (eda) hükmü niteliğinde olduğundan bu bölümün ilamlı takibe konu yapılmasının mümkün olduğu-
İİK'nun 41. maddesi yollaması ile ilamlı takiplerde de uygulanması gereken İİK 60. maddesi gereği icra müdürlüğünce düzenlenecek icra emrinin takip talepnamesine uygun olmasının zorunlu olduğu-
Alacaklının takip talebi üzerine icra müdürlüğünce örnek 9 ödeme emri tanzim edildiği, ödeme emri tanzimine dair işlemin şikayet yoluyla iptal edilmediği halde aynı takipte örnek 6 icra emri gönderilmesi yönünde karar vermesi mümkün olmadığından, mahkemece şikayetin kabulü ile icra emrinin iptaline karar verilmesinin gerekeceği-
Takibin kesinleşmesi öncesi veya sonrasında takibe konu senedin sahteliğinin iddia edilmesinin, HMK'nun 209. maddesi uyarınca takibin durdurulması sonucunu doğurmayacağı, şikayetin reddine karar verileceği-
Borçlu, şirketin ortağı olup borçlu şirket yönünden üçüncü kişi sayılamayacağından haciz ihbarnamelerinin hukuki sonuç doğurmayacağı-
İlamda faize ilişkin hüküm bulunmaması halinde, icrası kesinleşmesine bağlı olmayan ilamlarda karar tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 1. maddesi koşullarında değişen oranlarda yasal faizin istenebileceği-
Borçlunun üçüncü kişi nezdinde ileride doğması muhtemel alacaklarının haczinin İİK.nun 78. maddesi kapsamında gönderilecek haciz yazısı ile mümkün olduğu- Şikayete konu yazının 89/1 haciz ihbarnamesi olması halinde üçüncü kişiye, doğacak alacakların haczi yönünden gönderilen haciz ihbarnamesinin, haciz müzekkeresinin sonuçlarını doğuracağı ve bu nedenle 3. kişinin, haciz müzekkeresinin gereğini yerine getirerek daha sonra doğacak paraların icra dosyasına gönderilmesinde yasal bir engelin de bulunmadığı-
Yargılama gideri ve vekalet ücreti kalemleri dışında ilamın, ilamlı icra yolu ile infazının mümkün olmadığı-
İcra emrinin tebliğe çıkartılmış olduğu ve alacaklının takibi sürdürme iradesi dikkate alındığında icra emri borçluya tebliğ edilmemiş olsa bile, borçlunun takibe ve borca yönelik şikayet ve istemleri değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-