İcra emrinin tebliğe çıkartılmış olduğu ve alacaklının takibi sürdürme iradesi dikkate alındığında icra emri borçluya tebliğ edilmemiş olsa bile, borçlunun takibe ve borca yönelik şikayet ve istemleri değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-
İİK.'nun 150/c fıkrası gereğince ipoteğe konu iki adet taşınmazdan birinin üzerindeki şerhin kaldırılmasına yönelik istemin alacağın tamamının haricen tahsil edildiğine karine teşkil edeceği, şerhin kaldırılması için tahsil harcının ödenmesinin zorunlu olduğu-
Alacaklının genel mahkemede açtığı dava sonuna kadar, hükmolunan tazminatın tahsilinin tehir olunacağı-
İlama dayalı olarak başlatılan takipte, ilamın onanması ve alacaklı vekilinin dosya hesabının yapılarak teminat mektubunun paraya çevrilmesi talebinde, mahkemece, alacaklılar vekilinin, süresinde icra dairesi işlemine karşı yaptığı başvurunun esasının incelenmesi gerekirken, somut olaya uygun düşmeyen (derdest bir takip bulunmadığı) gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilemeyeceği-
Alacaklı bankanın, 4077 sayılı Kanunun 10. maddesi gereğince, asıl borçlu aleyhine icra takibi yapıp, takip semeresiz kalmadıkça kefilden borcun ifasını isteyemeyeceği, bu başvuru İİK.nun 16/2. maddesi kapsamında şikayet niteliğinde olup, kefilin icra mahkemesine süresiz başvuru hakkı bulunduğu-
Gerek takip dayanağı toplantı tutanakları gerekse tespit dosyasından kat irtifakı kurulan yapının fiilen tamamlanmadığı ve bağımsız bölümlerin üçte ikisinin fiilen kullanılmaya başlanmadığının, diğer bir ifade ile 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 17/son maddesindeki koşulların oluşmadığının anlaşıldığı, kaldı ki, takibe dayanak yapılan kat irtifakı sahipleri kurulu kararından da anlaşıldığı üzere alacağın, inşaatın tamamlanması için gerekli bedel olduğu, bu durumda, henüz kat irtifakı kurulmayan gayrimenkulün yönetiminde Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin geçerli olmayacağı-
Mahkemece hesap ekstreleri getirtilerek şikayete konu hesapta İller Bankası payı dışında, hesaba yatan paraların nitelikleri, mahiyeti ve kaynağı araştırılarak yatan paraların mahiyetleri itibariyle havuz hesabı teşkil edip etmediğinin belirlenmesi, kamu hizmetinde fiilen kullanılıyor olmaları halinde (bu olgu belirlendiği taktirde) haczedilemeyeceğinin kabulü gerektiği-
Mahkemece şikayetçinin takibin iptaline yönelik itirazı incelenip karar verilmiş ise de faiz itirazı konusunda olumlu olumsuz karar verilmediği görülmekle bu eksikliğin giderilmesi için kararın bozulması gerekeceği-
Tarafları aynı olan ve aynı ilamdan kaynaklanan alacaklar için aynı takip dosyası üzerinden harcı yatırılarak alacağın tahsili mümkün iken, makul ve kabul edilebilir bir gerekçe olmaksızın takip başlatılması, usul ekonomisine aykırılık teşkil etmesi sebebiyle, ayrı takip yapılmaması gerektiği- Mahkemece, "takiplerden birincisinde asıl alacak ikincisinde ise işlemiş faiz istenilmiş olması ve fer'i alacaklar için ayrı bir takip yapılmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı" gerekçesi ile "şikayetin reddine" karar verilmesinin hatalı olduğu-
Menfi tespit ilamının kesinleşmeden icra edilemeyeceğine dair şikayetin yedi günlük süreye tabi olduğu, şikayetin süreden reddine karar verileceği-
