Alacaklı bankanın, asıl borçlu aleyhine icra takibi yapıp, takip semeresiz kalmadıkça kefilden borcun ifasını isteyemeyeceği-
Sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklının, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebileceği, temlikin geçerliliği için borçluya ihbarda bulunulmasına gerek olmadığı-
İcra ve İflas Kanunu'nda taşınmaz haczinin yenilenmesi diye bir müessese mevcut olmadığı ve konulan her haciz yeni bir haciz olduğu- Taşınmaz üzerine daha önce konulmuş haciz bulunmakta ise de her haciz yeni bir şikayet hakkı doğuracağından son hacze yönelik meskeniyet şikayetinin İİK'nun 16/1. maddesinde öngörülen 7 günlük sürede yapılabileceği-
Borçluya ödeme emrinin 31.05.2013 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun icra mahkemesine başvurusunu 11.03.2014 tarihinde yaptığı, borçlunun icra mahkemesine başvurusunun, ilamsız takibe ilişkin ödeme emrinin tebliğinden itibaren itiraz süresini geçirdiğinden bahisle gecikmiş itirazın kabulüne yönelik olduğu, mahkemece bu talebin incelenerek sonuca gidilmesinin gerekeceği-
Kötü niyetli olmasa da alacaklı tarafından Yasa'daki boşluktan yararlanılarak bir ilamdaki haklar için ayrı ayrı takip başlatılarak sebepsiz zenginleşmeye neden olacak şekilde fazladan avukatlık ücreti talep edilmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup, alacaklının ayrı ayrı takip başlatmasının yasalarda belirtilen dürüstlük kuralına uymadığı, borçlunun zarara uğramasına neden olduğu-
Borçlunun sunmuş olduğu 05.02.2013 tarihli protokol kapsamında icra dosyasına veya menfi tespit davasına açık bir atıf bulunmadığının, alacaklının da protokolün icra dosyasını kapsadığı yönünde bir kabul beyanının olmadığının görüldüğü, o halde mahkemece şikayetin reddine karar verilmesinin gerekeceği-
1983 yılından sonraki el koymaya ilişkin kamulaştırmasız el atma bedellerine ilişkin dava ve takiplerde mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretlerinin maktu hesaplanması söz konusu olmayıp nispi olarak belirlenmesi gerektiği-
Haczedilmezlik şikayetinin borçlu tarafından ileri sürülmesi gerekeceği- Borçlunun hacze yönelik herhangi bir şikayeti olması halinde 6552 sayılı Yasa'nın ne şekilde uygulanacağı tartışma konusu olabileceğinden, borçlunun hacze ilişkin bir şikayeti olmaması nedeni ile İcra müdürlüğünün alacaklı vekilinin talebini 6552 sayılı Yasa ile yapılan değişikliği resen gözeterek ret kararı vermesinin doğru olmadığı, bu durumda alacaklı vekilinin şikayetinin kabulü gerekeceği-
Takibe dayanak yapılan ilam tapu iptal ve tescil davasına ilişkin olup, kesinleşmeden takibe konulamayacağından, ilamın eklentisi olan ve takibe konulan ilam vekalet ücreti ile yargılama giderlerine de kesinleşme tarihinden itibaren faiz işletileceği-
İlam bir bütün olmasına rağmen yasal ve geçerli bir neden olmaksızın alacaklının ayrı ayrı takip başlatmasının yasalarda belirtilen dürüstlük kuralına uymadığı, borçlunun zarara uğramasına neden olduğu ve yasal düzenlemeler karşısında alacaklıların bu davranışının hukuk düzeni tarafından korunamayacağı-
