Usulsüz tebliğe ilişkin şikayetin, İİK.nun 16/1. maddesi uyarınca borçlunun tebligatın usulsüzlüğünden haberdar olduğu tarihten itibaren 7 günlük süre içerisinde icra mahkemesine bildirilmesi gerekeceği-
Takip dayanağı ilamda faizin başlangıcı konusunda bir hüküm bulunmaması halinde karar tarihinden itibaren faiz istenebileceği; ancak, hükmün infazı için kesinleşmesi gereken hallerde, ilamda yer alan eklentiler de ilamın kesinleştiği tarihte istenebilir hale geleceğinden, faizin, kararın kesinleşme tarihinden itibaren hesaplanması ve itirazın bu kurallar çerçevesinde değerlendirilmesi gerekeceği-
Kira uyarlama konulu ilamın kesinleşmeden takibe konulabilmesinin olanaklı olmadığı-
Takibe konu ilamın, ücret, kıdem ve ihbar tazminatı alacağı ve fer'ilerine ilişkin olup, İİK. 'nun 206. maddesindeki alacaklardan olduğu, iflasın ertelenmesi davası devam ederken verilen tedbir kararının bu alacağı kapsamadığı-
İflasın ertelenmesi davasında verilen ihtiyati tedbir kararının ''yeni takip yapılmasını engeller'' mahiyetteki hükmünün, karardan önce başlatılan şikayete konu icra takibini kapsamayacağı, ancak HMK md:26 uyarınca hakim talepten noksanına hükmedebileceğinden sözkonusu ihtiyati tedbir kararı içeriğine göre borçlu şirket hakkında önceden başlatılmış icra takibinin durdurulmasına karar verilmesi gerektiğinin kabulü gerekeceği-
İcra memurunun takdir yetkisinin, İİK.' nun 82.maddesi kapsamında malın haczinin kabil olup olmadığı ile sınırlı olup, icra müdürünün bunun dışında, haczi istenen menkul malların bulunduğu taşınmazın 3. kişiye ait olduğu, borçlunun buradan taşındığı, haciz mahallinde borçlu ile alakalı hiç bir evrakın bulunmadığı gibi gerekçelerle haciz talebini reddetme yetkisinin bulunmadığı-
6552 sayılı Yasa ile 123.maddesi ile 5393 sayılı Yasaya eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca yasanın yürürlük tarihinden önce konulan hacizlerin kaldırılabilmesi için borçlu belediye tarafından icra dairesine borç miktarını karşılar değerde mal bildirilmesi ve icra müdürlüğünce borçlu tarafından bildirilen malların değerleri belirlendikten sonra üzerlerinde haciz veya takyidat bulunup bulunmadığı hususları dikkate alınarak borç miktarını karşılayıp karşılamadığı değerlendirilerek sonucuna göre işlem tesis edilmesi gerekeceği-
Şikayetçi borçlu, ipotek veren 3. kişi olup, isminin, takip talebinin ve icra emrinin (2) numaralı (borçlunun adı, soyadı) bölümünde gösterilmiş olması, ipoteğe konu taşınmaz ile olan sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı gibi, ona asıl borçlu sıfatını da kazandırmayacağından bu durumun icra emrinin iptalini gerektirmeyeceği, aksinin kabulünün, aşırı şekilcilik olup, hak kaybına sebebiyet vereceği-
Şikayetçi üçüncü kişinin icra mahkemesine başvurusu haciz işlemine karşı İİK'nun 96 ve devamı maddelerine göre açılmış istihkak davası niteliğinde olup, istemin şikayet olarak nitelendirilip hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu-
Taşınmaza 1/2 oranında malik olan paydaş icra dosyasının alacaklı veya borçlusu olmadığı gibi haciz ve ipotek alacaklısı da olmadığından, kendisine kıymet takdiri raporu tebligatı yapılması zorunluluğunun bulunmadığı- İİK mad. 127'nin uygulanabilmesi için Tapu Sicil Müdürlüğünden öncelikle alakadarların kayıtlı adreslerinin olup olmadığı sorulması gerektiği-