Borçlunun mahkemeye başvurusu, alacaklının alacağı tüm feriyle temlik alması nedeniyle, temlik tarihinden itibaren bakiye alacağın hesaplanarak belirlenecek tutarın borçlu tarafından ödenmesi ve hacizlerin kaldırılması talebinin müdürlüğün aynı tarihli kararı ile reddi ve takip tarihinden itibaren asıl alacak üzerinden yapılan hesaplama ile bakiye alacağın belirlenmesi işlemini şikayet olup, mahkemece hükme esas alınan raporda borçlunun talebini karşılar şekilde, temlik tarihi itibariyle alacağın ... TL olduğunun kabulü ile hesaplama yapılarak şikayete konu işlem tarihi itibariyle toplam alacağın ... TL olduğu tespit edilmiş olduğundan, mahkemece hükme esas alınan raporda tespit edilen bakiye dosya alacağı, icra müdürlüğünün hesabından daha az olduğundan, bilirkişi raporu doğrultusunda tereddüde yer vermeyecek şekilde hüküm kurulması gerektiği-
Borçlu şirket hakkında verilen ve takip tarihi ve haciz tarihi itibariyle geçerliliğini sürdüren tedbir kararı uyarınca borçlu hakkında 3. kişilere İİK'nun 89/1. maddesi kapsamında haciz ihbarnamesi gönderilemeyeceği ve takip işlemi olan haciz yapılamayacağı-
Şikayet edenin şikayet nedenleri arasında 5393 sayılı Yasa'nın 15. maddesine göre hesapların haczi kabil olmadığı nedeni de bulunmakta olup, mahkemece bu hususta olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekeceği-
Takip talebinde haciz talebinde bulunulduğu ve takip talebine aykırı olarak iflas ödeme emri gönderildiğine yönelik şikayetin İİK. mad. 16/2 uyarınca süresiz olarak yapılabileceği-
İİK'nun 82/1. fıkrasının 12. bendinde yer alan haczedilmezlik şikayeti, İİK'nun 16/1. maddesi uyarınca 7 günlük süreye tabi olup, bu sürenin öğrenme tarihinden başlaması gerekeceği-
Borçlunun başka konutunun olması şikayete konu yerden başka bir yerde hatta yurtdışında bulunmasının meskeniyet şikayetinin esasının incelenmesine engel teşkil etmediği-
İcra müdürlüğünün bakiye ihale bedelini eksik hesaplamasında alacaklıya atfı kabil kusurlu bir davranış bulunmadığı, mahkemece, alacaklıya gönderilmesine karar verilen muhtıranın İİK'nun 133/1. maddesi anlamında ikinci bir süre olarak değerlendirilmesinin doğru bulunmadığı-
Mahkemece, talep bulunmadığı halde, taleple bağlılık ilkesi göz ardı edilerek, ihalenin geçersizliği ve haciz işleminin iptaline karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Tahliye hakkı bölünemeyen haklardan olup, kiracıların birden fazla olması halinde aralarında zorunlu takip arkadaşlığı bulunduğundan, borçlulardan sadece biri hakkında takip yapılması ve bu takibin kesinleşmesi halinde dahi borçlunun taşınmazdan tahliyesinin yapılamayacağı-
İİK'nun 89/1. maddesi kapsamında gönderilen haciz ihbarnamesine 3. kişi tarafından yasal süre içerisinde itiraz edilmiş olmasının, 3. kişiye İİK'nun 78. maddesine göre haciz müzekkeresi gönderilmesine engel olmadığı-