Takibe konu ilamın bozulması ile icra muameleleri olduğu yerde duracağı ve bozulan ilam nazara alınarak infaz yapılmasının yasaya aykırı olduğu-
Taşıt kredi sözleşmesine dayalı icra takibinde, asıl borçlu hakkındaki takip semeresiz kalmadan kefile müracaat edilemeyeceğinden, şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerektiği-
Alacaklı vekili icra takibine dayanak yaptığı çeki takip talebine ekleyerek icra dosyasına ibraz etse de, bu belgeyi ödeme emri ekinde borçluya tebliğ ettirmediğinden, mahkemece, şikayetin kabulü ile ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerektiği-
Alacaklının, "Takipten feragat ediyorum. Borçlu ile aramızda anlaştık. Dava konusu taşınmaza çöplük duvarını yapmak şartı ile takipten vazgeçiyorum. Dosyamın işlemden kaldırılmasını talep ederim." şeklindeki beyanında, alacaklının, takibe konu men'i müdahale ilamından kaynaklanan hakkın özünden feragat edildiğine dair net ve koşulsuz bir açıklama bulunmadığından, alacaklı bu beyan ile dosyasının işlemden kaldırılmasını istediğinden, takipten feragat ettiği, alacaklının söz konusu ilama dayanarak yeni takip başlatmasında bir usulsüzlük bulunmadığından, mahkemece şikayetin reddine karar verilmesinin gerekeceği-
Bir aracın, makam aracı olarak kullanılması, onun fiilen kamu hizmetinde kullanıldığı anlamına gelmeyeceği gibi, kamu hizmetinin yürütülebilmesi için belediye başkanının makam aracının bulunması da gerekmeyeceği, bu sebeple, belediye başkanının makam aracının haczedilmesinde yasaya aykırılık bulunmadığı-
İlama aykırılığın süresiz şikayete tabi olduğu ve her zaman ileri sürülebileceği-
Hüküm içeriğinin aynen infazının zorunlu olduğu- İlamın infaz edilecek kısmının yorum yoluyla belirlenemeyeceği- Bu nedenle hüküm fıkrasının hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça yazılmasının zorunlu olduğu -
Şikayete konu takibe, alacaklı olarak İş Ortaklığının taraf olduğu, adi ortaklığın tüzel kişiliği ve dolayısıyla fiil ehliyeti bulunmadığından adi ortaklık tarafından yapılan takibin ve çıkarılan ödeme emrinin hukuken geçerliliğinin bulunmadığı-
Alacaklı banka tarafından kredi sözleşmesi, ipotek akit tablosu ve hesap kat ihtarına dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi yapıldığı ve borçluya ait taşınmazın alacağına mahsuben alacaklı bankaya alacak miktarı için ihale edildiği, bu miktar üzerinden KDV ve damga vergisi alınamayacağı- KDV ve damga vergisinin alacaklının alacağını aşan miktar üzerinden hesaplanması gerekeceğinden, icra müdürlüğünün satış bedelinin tümü üzerinden KDV ve damga vergisi alınmasına dair işlemi yasaya aykırı olduğundan, mahkemece şikayetin kabulünün gerektiği-
Alacak üzerindeki tasarruf yetkisinin, takibe başlandıktan sonra dosya alacağını temlik alana geçmiş olduğu, temlik edenin alacak üzerinde artık tasarruf hak ve yetkisi bulunmadığından (kalmadığından), pasif husumet ehliyeti bulunmayan hakkında aynı ilamdan kaynaklanan vekalet ücreti için takip yapılamayacağı-
