Haciz, satılarak paraya çevrilmesi zorunlu mala değil, borçlunun üçüncü kişi bankada bulunan hesabındaki paraya konulduğunda, bu paranın satılarak paraya çevrilmesinin söz konusu olmadığı, ancak İİK'nun 106. maddesinin son fıkrasına göre borçlunun üçüncü kişilerdeki alacağının taşınır hükmünde olduğu, para alacağı haczinde satış talebi söz konusu olmadığından haczedilen paranın icra dosyasına gönderilmesi talebinin satış talebi yerine geçeceği-
İcra ve İflas Kanunu kapsamında kapak hesabına şikayetin her zaman ve ancak icra hukuk mahkemesinde yapılabileceği-
Şirketi temsile müştereken yetkili diğer ortağın, davacı şirket yetkilisi ile arasında husumet bulunduğuna göre; takip sebebiyle borçlu şirketin taşınmazlarının satışının yapılıyor olması gibi acil nitelikteki iş sebebiyle davacı ortağın tek başına dava açabilmesi gerektiğinin kabul edildiğinden, mahkemece; şikayetçi ortağa süre verilerek, şirkete kayyum tayin ettirmesi ve kayyumun da icazeti sağlandıktan sonra ihalenin feshi şikayetine devam edilmesi gerektiği-
İhyası istenen dosyanın arşivde 3 yıllık saklama süresi dolan dosyalardan olup olmadığının araştırılması gerektiği- Yöntemine uygun olarak imha edilen icra dosyalarının da ihyasının mümkün olduğu-
İhyası istenen dosyanın yangında mı yandığı, yoksa arşivde 3 yıllık saklama süresi dolan dosyalardan mı olduğu araştırılarak, yanan dosyalar arasında ise ihyasına yasal bir engel olmadığının gözetilmesi; dosyanın saklama süresi dolan dosyalardan olduğu anlaşılırsa, 128/1 s. genelgeye uyarınca arşivde saklama süresinin dolup dolmadığı, imha tutanağının anılan süre dolduktan sonra düzenlenip düzenlenmediği ve süresinde Seka'ya gönderilip gönderilmediğinin tetkik edilmesi gerekeceği- Yöntemine uygun olarak imha edilen icra dosyalarının ihyasının mümkün olduğu-
Takip borçlusunun ölümüyle mirasının hakkı oranında, takip alacaklısıyla itiraz edene intikal etmesi durumunda, alacaklının, alacaklı-borçlu sıfatının birleşmesi nedeniyle miras hissesi oranında borcun sona ereceği-
Borçluya ödeme emri tebliği gerçekleşmedikçe, icra müdürünün haciz talebini kabul etmesinin takibin kesinleştiği anlamına gelmeyeceği-
İcra müdürlüğünce, tapu sicil müdürlüğüne haczin fekkedildiğine ilişkin bildirim yapılması üzerine eski tarihli hacizler kalkmış olup hukuk sistemimizde haczin ihyası şeklinde bir müessese bulunmadığı, bu durumda haciz tarihi olan 27.02.2014 tarihinde taşınmazın mülkiyeti üçüncü kişi şikayetçiye ait olup borçlu adına kayıtlı olmadığından taşınmaz tapu kaydına konulan haciz işleminin yasaya aykırı olduğu-
İpotek alacaklıları tarafından İİK'nun 153/1. maddesinde öngörülen yasal süreden sonra icra müdürlüğüne başvurularak ipotek bedeline itiraz edilmiş olması nedeniyle, mahkemece, ipoteğin fekkine karar verilmesi gerekeceği-
Tebligat mazbatasına, dağıtıcı tarafından, muhatabın çarşıda olduğuna dair beyanda bulunan kişinin adı-soyadı ile imzadan imtina edip etmediği yazılmadığından tebliğ işleminin usulsüz olduğu- Borçlunun usulsüz tebliğe muttali olduğu tarihe göre tebliğ tarihinin tebliğ tarihi olarak kabul edilmesi gerekeceği-
