Sözleşme süresince malların, şikayetçi finansal kiralama şirketine ait olduğundan, alacaklının, sözleşmelere konu mallar üzerine haciz koydurması veya sözleşmelerde taraf olmasından doğan tüm haklarının haczinin mümkün olmadığı, diğer taraftan opsiyon hakkı, haciz tarihinde henüz doğmamış bir hak olup, bu hakkın doğup doğmayacağı, doğması halinde ise borçlunun bu hakkı kullanıp kullanmayacağı belli olmadığından bu hakkın haczedilmesi veya bu konuda şerh verilmesinin, alacaklıya bir hak sağlamayacağı-
Mahkemece, şikayet dilekçesinin içeriği, alacaklı vekilinin cevap dilekçesindeki beyanı dikkate alınarak, borçlunun şikayet konusu ettiği takip dosyasının incelenip oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
Şikayetçi üçüncü kişi tarafından takip konusu borç ödenip takip dosyası infaz edildiğine göre ödemeyi yapan üçüncü kişinin "borçlu şirketin dosya borcunu ödediğinden bahisle TBK. mad. 127 gereğince alacaklıya halef olduğu"nu belirterek "gerekli temlik işlemlerinin ifası ve ipoteklerin nakli için alacaklıya muhtıra gönderilmesi"ne yönelik iddiaların sonuçlanan takip dosyasında değerlendirilip kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığı-
Haczedilmezlik şikayetinin, yedi günlük süreye tabi olduğu, bu sürenin 103 tebliğiyle veya haczi öğrenme tarihinden başlayacağı, 7 günlük süreden sonra meskeniyet şikayetinde bulunulması durumunda mahkemece şikayetin süre aşımından reddine karar verilmesi gerektiği-
Tebligat evrağında sadece adresin başında “mernis adresi” ibaresinin yazılı olduğu, bu şerh dışında tebligat mazbatasını çıkaran mercii tarafından “adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese Teb.K.'nun 21/2. maddesi uyarınca tebligat yapılacağına dair meşruhat” verilmediği durumda yapılan tebligatın usulsüz olduğu- Borçlunun usulsüz tebliği öğrendiğini bildirdiği tarihin tebliğ tarihi kabul edileceği-
İİK'nun 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendinde yer alan haczedilmezlik şikayetinin, İİK'nun 16/1. maddesi uyarınca 7 günlük süreye tabi olduğu, bu sürenin öğrenme tarihinden başlayacağı-
Vesayet altına alınma kararından sonra başlatılan takipte, TMK.nun 453, 462/7; TMK.nun 359, 455.maddelerindeki istisnai durumların varlığı iddia ve ispat edilmediğine göre, kısıtlıyı vasisi temsil edeceğinden ve onun adına itiraz ve şikayet haklarını kullanacağından, İİK.nun 61. maddesi kapsamında çıkarılan ödeme emrinin vasiye tebliğinin zorunlu olduğu, bu hususun, kamu düzenine ilişkin olup, her zaman ileri sürülebileceği-
Mahkemece; 89/2 haciz ihbarnamesi tebligatının usulsüzlüğüne ilişkin şikayetin süre aşımı nedeni ile reddine karar verilerek, sair şikayet nedenleri incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekeceği-
Haciz tarihi itibari ile yürürlükte bulunan İİK'nun 106. maddesine göre taşınırlarda satış isteme süresi altı ay olup, kıymet takdirine itiraz ile 3. kişinin açtığı istihkak davası satış isteme süresini durdurmayacağından, haciz tarihi ile alacaklı tarafından satış talep tarihi olan 11.04.2014 tarihi arasında yasal altı aylık sürenin geçtiği bu itibarla İİK'nun 110. maddesi gereği haciz kalkmış olduğundan yapılan iş bu ihalenin feshine karar verilmesi gerektiği-
Borçlu, ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren yedi günlük şikayet süresi dolduktan sonra şikayet yoluna başvurursa şikayetin süre aşımı nedeniyle reddinin gerekeceği-
