Haczedilmezlik şikayetinin en geç ihale tarihine kadar ileri sürülmesi gerektiği-
6360 s. Kanun kapsamında tüzel kişiliği kaldırılan borçlu belediyenin elektrik borcunun hangi tür elektrik kullanımından kaynaklandığı tespit edildikten sonra, borcunun hangi kuruma ve ne miktarda devredildiğinin devir, tasfiye ve paylaştırma komisyonu kararıyla tespiti gerektiği-
Kural olarak borçlunun aldığı emekli maaşı üzerine haciz konulamayacağı- Sadece şikayet tarihinden sonra yapılan kesintiler yönünden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, davacının zımni rıza gösterdiği dönemi de kapsayacak şekilde itirazın tümden iptalinin doğru olmadığı- Haczedilmezlik şikayetinin tarihi olan 03/07/2009 tarihinden itibaren, kesintiye son verildiği, 2012 tarihine kadar yapılan ödemeler ile bu ödemelere ait reddiyat tarihleri esas alınarak hesaplanacak işlemiş faizler yönünden itirazın iptaline ve takibin devamına karar vermek gerektiği-
Mahkemece, şikayet dilekçesinin içeriği, alacaklı vekilinin cevap dilekçesindeki beyanı dikkate alınarak, borçlunun şikayet konusu ettiği takip dosyasının incelenip oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
Sözleşme süresince malların, şikayetçi finansal kiralama şirketine ait olduğundan, alacaklının, sözleşmelere konu mallar üzerine haciz koydurması veya sözleşmelerde taraf olmasından doğan tüm haklarının haczinin mümkün olmadığı, diğer taraftan opsiyon hakkı, haciz tarihinde henüz doğmamış bir hak olup, bu hakkın doğup doğmayacağı, doğması halinde ise borçlunun bu hakkı kullanıp kullanmayacağı belli olmadığından bu hakkın haczedilmesi veya bu konuda şerh verilmesinin, alacaklıya bir hak sağlamayacağı-
Şikayetçi üçüncü kişi tarafından takip konusu borç ödenip takip dosyası infaz edildiğine göre ödemeyi yapan üçüncü kişinin "borçlu şirketin dosya borcunu ödediğinden bahisle TBK. mad. 127 gereğince alacaklıya halef olduğu"nu belirterek "gerekli temlik işlemlerinin ifası ve ipoteklerin nakli için alacaklıya muhtıra gönderilmesi"ne yönelik iddiaların sonuçlanan takip dosyasında değerlendirilip kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığı-
Tebligat evrağında sadece adresin başında “mernis adresi” ibaresinin yazılı olduğu, bu şerh dışında tebligat mazbatasını çıkaran mercii tarafından “adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese Teb.K.'nun 21/2. maddesi uyarınca tebligat yapılacağına dair meşruhat” verilmediği durumda yapılan tebligatın usulsüz olduğu- Borçlunun usulsüz tebliği öğrendiğini bildirdiği tarihin tebliğ tarihi kabul edileceği-
Haczedilmezlik şikayetinin, yedi günlük süreye tabi olduğu, bu sürenin 103 tebliğiyle veya haczi öğrenme tarihinden başlayacağı, 7 günlük süreden sonra meskeniyet şikayetinde bulunulması durumunda mahkemece şikayetin süre aşımından reddine karar verilmesi gerektiği-
Vesayet altına alınma kararından sonra başlatılan takipte, TMK.nun 453, 462/7; TMK.nun 359, 455.maddelerindeki istisnai durumların varlığı iddia ve ispat edilmediğine göre, kısıtlıyı vasisi temsil edeceğinden ve onun adına itiraz ve şikayet haklarını kullanacağından, İİK.nun 61. maddesi kapsamında çıkarılan ödeme emrinin vasiye tebliğinin zorunlu olduğu, bu hususun, kamu düzenine ilişkin olup, her zaman ileri sürülebileceği-
İİK'nun 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendinde yer alan haczedilmezlik şikayetinin, İİK'nun 16/1. maddesi uyarınca 7 günlük süreye tabi olduğu, bu sürenin öğrenme tarihinden başlayacağı-
