Haciz işleminin kaldırılması şikayetine konu taşınmazlara ilişkin satış işlemlerinin yapılmış olduğundan, şikayetçinin yedi günlük süreden sonra, yaptığı şikayetin süre aşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiği-
Haczedilmezlik şikayeti, İİK'nun 16/1. maddesi uyarınca 7 günlük süreye tabi olup, bu sürenin öğrenme tarihinden başlayacağı- İİK'da haczinin yenilenmesine dair bir düzenleme mevcut olmayıp, aynı takip dosyasından da olsa, konulan her haciz yeni bir işlem olup borçlunun her haciz için şikayet hakkı bulunduğu-
Faiz şikayetinin süresiz şikayet olduğu ve her zaman ileri sürülebileceği- Borçlunun şikayeti, takip öncesi ve takip sonrası faize yönelik şikayet olup, daha önce borçlu vekili banka ismi bildirdiğinden bu kez alacaklı vekilinin bildireceği bankalardan, kıdem tazminatı faiz hesabı için (hakkın) doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının sorulması ve hakkın doğum tarihinden dosya hesabının yapıldığı tarihe kadar kıdem tazminatı için istenebilecek faiz miktarının dosyaya celp edilen bankaların faiz oranları karşılaştırılarak, diğer alacaklar yönünden ise ilamda belirtilen tarihlerden itibaren dosya hesabının yapıldığı tarihe kadar yasal faiz üzerinden bilirkişiye hesaplattırılması gerektiği- Sadece takip tarihinden dosya hesabının yapıldığı tarihe kadar faiz hesabı yapan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesinin hatalı olduğu-
Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu kararı ile devri yapılan şirkete ait hak, alacak ve borç bulunması halinde söz konusu şirketin devredildiği kuruma geçmiş sayılmasına karar verildiğinden, İcra Müdürlüğü'nce borçlu şirketin dosya borcundan dolayı Büyükşehir Belediyesi'ne gönderilen muhtıranın usule uygun olduğu-
E. hükmü içeren ve kesinleşen Sayıştay kararı ile ilamların icrası yolu ile takip yapılabileceği-
Şikayetçiye gönderilen 3. haciz ihbarnamesini, vasisine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve bu tarihten sonra 7 günlük sürede ikinci haciz ihbarnamesi tebliğ işleminin usulsüzlüğünün ileri sürülmemiş bulunduğu-
Kamulaştırmasız elatmaya ilişkin eylemin 1983 yılından önce olduğunun kabulü gerektiğinden olayda uygulanması gerekli 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 6. maddesinin 7. fıkrası uyarınca el koymaya ilişkin kamulaştırmasız elatma bedellerine dair dava ve takiplerde mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretlerinin nispi hesaplanması söz konusu olmayıp maktu olarak belirlenmesi gerekeceği-
Borçlunun bildirdiği öğrenme tarihine göre, "sıra cetveli tebliğ işleminin usulsüzlüğü"ne ilişkin icra mahkemesine yaptığı başvuru, İİK. mad 16/1'de öngörülen yasal yedi günlük süreden sonra olduğundan, mahkemece, şikayetin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği-
İİK. 150/ı maddesi koşullarının oluşmadığı nedeniyle icra emri gönderilemeyeceğine ilişkin şikayet ve ipotek limitinin aşıldığı yönündeki şikayetlerin süresiz olarak her zaman ileri sürülebileceği-
Alacaklının, vade günündeki kur üzerinden alacağın Türk Parasına çevrilerek ödenmesini talep etmesinde bir usulsüzlük yok ise de; dayanak ilamda avans faizi istenebileceğine dair bir hüküm olmadığından, Türk Parası üzerinden başlatılan takipte yasal faiz talep edilmesi gerektiği değerlendirilmeden, avans faizi oranı üzerinden yapılan faiz hesabına dayalı bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmasının doğru olmadığı-