Borcun dayanağı olan belgenin icra dosyasına ibraz edilmediği ve dolayısıyla ödeme emri ile birlikte gönderilmediği ileri sürülerek ödeme emrinin iptaline yönelik yapılan şikayetin ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde yapılması gerektiği-
Anayasa Mahkemesi'nin 13.11.2014 gün ve 2013/95-2014/176 sayılı iptal kararının, derdest dosyalarda uygulanması gerekir ise de; somut olayda, şikayete konu takip dosyasında 05.06.2014 tarihli dosya hesabına göre, aynı tarihte dosya borcunun icra dosyasına ödendiği, alacaklıya ise 22.09.2014 tarihinde ödeme yapıldığı, dosyada fazla yatırılan bir miktar paranın dahi bulunduğu durumlarda 22.09.2014 tarihi itibariyle icra dosyasının infaz edildiğinin kabulü gerektiği-
Ödeme emrinin tebliğ edildiğinden itibaren; yedi günlük süre geçtikten sonra "borçlu idareye ödeme için başvurulmadan takip başlatıldığından bahisle takibin iptaline" yönelik yapılan şikayetin süreden reddi gerektiği-
Bir ilamın nakzının icra muamelelerini olduğu yerde durduracağı- Bir ilam hükmü icra edildikten sonra nakzedilip de aleyhinde icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kat’i bir ilamla tahakkuk ederse ayrıca hükme hacet kalmaksızın icranın tamamen veya kısmen eski haline iade olacağı ve bu nedenle borçlunun icranın iadesini isteyebilmesi için (İİK'nun 40/2. maddesi gereğince) bozmadan sonra verilecek kararın kesinleşmesinin zorunlu olduğu- Dayanak ilam bozulduğunda, takip olduğu yerde duracağından, daha önceden yapılan tahsilatların muhtıra tebliği suretiyle alacaklıdan istenmesinin mümkün olmadığı-
Satış bedelinin, taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olması halinde ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü ile işin esasına girilmediğinden, şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmeden, ihalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi gerektiği-
Borçluya 103 davetiyesi tebliğ edilmediğinden, borçlunun hacizlerden en erken kıymet takdir raporunun tebliği tarihinden haberdar olacağı ve bu nedenle meskeniyet şikayetinin süresinde olduğunun kabulü gerektiği-
İcra müdürlüğünün şikayete konu kararının alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair dosyada bir evrak bulunmadığı, dolayısıyla alacaklı vekilinin, öğrenmeden itibaren 7 günlük yasal süre içinde şikayette bulunduğu anlaşıldığından, mahkemece, şikayet süresinde kabul edilerek şikayetin esasının incelenmesi gerekeceği-
Borçlu şirketin sermaye artırımına gitmediğinden münfesih sayıldığı, ancak ticaret sicil kaydından silinmediği ve aktif durumda olduğu anlaşıldığından, borçlu şirkete icra emri çıkarılmasına ilişkin alacaklı vekilinin talebinin kabulü gerektiği, borçlu şirketin münfesih kabul edilmesinin icra müdürünün takdirinde bulunmadığı-
Tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınacağından, tebligat yapılan adresin, tebliğ tarihi itibariyle muhatabın ticaret sicilinde kayıtlı adresi olması durumunda, daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, bu adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35/4. maddesi uyarınca tebligat yapılabileceği- İhale bedelinin süresinde yatırılımaması durumunda ihaleyi fesih yetkisi, münhasıran icra müdürüne ait olup, icra mahkemesince bu nedenle ihalenin feshine karar verilemeyeceği- ihale bedelinin süresinde yatırılmaması nedeniyle ihalenin kaldırılması talebinin, icra müdürlüğüne yapılması gerekmekte olup, icra müdürünün bu talep üzerine vereceği ret veya kabul kararının, icra mahkemesinde şikayet konusu yapılabileceği, icra mahkemesinin şikayeti kabul ederse, icra müdürlüğüne ihalenin kaldırılmasına karar vermesini emredeceği-
