25.09.2013 Karar tarihli takip konusu ilama göre, idarenin kamulaştırmasız elatma eylemi 1995 yılından sonrasına ait olup olayda uygulanması gerekli 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 6. maddesinin 13. fıkrası Anayasa'ya aykırı görülerek 13.11.2014 tarihinde Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş olmakla uygulanırlığı kalmadığından, böylece 1983 yılından sonraki el koymaya ilişkin kamulaştırmasız el atma davalarında borçlunun gayrimenkul, menkul, hak ve alacaklarına haciz uygulanmasının hukuka uygun olacağı-
KDV muafiyetinin satış şartnamesinde gösterilmemesi, satış öncesi döneme ilişkin bir şikayet olup, satış ilanı tebliğ edildiği halde süresinde şikayet edilmeyen satış öncesi işlemler kesinleştiğinden, artık bu hususa dayalı olarak ihalenin feshi istenemeyeceği- KDV muafiyetinin satış şartnamesinde gösterilmemesi hususu borçlu tarafından açıkça ileri sürülmediği ve ihalenin feshi yargılamasında mahkemece re'sen bakılacak hususlardan olmadığı halde mahkemece bu hususun fesih nedeni olarak kabul edilmesinin isabetsiz olduğu- Satış ilanı tebligatının usulsüzlüğü nedeniyle ihalenin feshini isteme hakkının sadece "kendisine tebligat yapılmayan" ilgilisine şikayet hakkı vereceği- Satışı yapılan taşınmazın özellikleri dikkate alındığında, her yöreden alıcısı çıkabilecek otel, fabrika veya benzeri nitelikte bir mal olmaması, değeri itibariyle de ulusal bir gazetede ilanın zorunlu olmaması karşısında, satış kararında ulusal veya yerel gazete olduğu belirlenmeden yerel gazetede ilan yapıldığı gerekçesi ile ihalenin feshine karar verilmesinin hatalı olduğu-
"İkinci haciz ihbarnamesine yapılan itirazın geçerli olması nedeniyle, üçüncü haciz ihbarnamesinin gönderilemeyeceği" ileri sürerek, "üçüncü haciz ihbarnamesinin iptali" talebiyle yapılan başvuru, bir hakkın yerine getirilmemesi (İİK. mad. 16/2) ile ilgili olduğundan süresiz olarak şikayete konu edilebileceği-
İcra ve İflas Kanunu'nda taşınmaz üzerine konulan haczin yenilenmesi diye bir müessese mevcut olmadığı ve aynı takip dosyasından olsa da konulan her haciz yeni bir haciz olup borçlunun her hacze yönelik olarak şikayet hakkının olduğu- Borçlunun, taşınmaz üzerine konulan hacizden en geç icra müdürlüğüne sunduğu dilekçe tarihi ve  kıymet takdirine itiraz duruşmasında haberdar olduğu ve bu tarihler itibariyle şikayetin 7 günlük sürede yapılmadığı anlaşıldığından, mahkemece, meskeniyet şikayetinin süre aşımından reddi gerekeceği-
Borçlu kendisine gönderilen ödeme emrinin tebliğ tarihinin tespitini ve bu ödeme emrine ilişkin takibin iptalini talep ettiğinden, uyuşmazlık konusu miktar 5.440,00 TL'den fazla olup, mahkeme kararı miktar itibariyle kesin nitelikte bulunmadığı-
İ.un Belediyesinden talep edilen borcun, borca ilişkin devir, tasfiye ve paylaştırma komisyonu kararı getirtilip incelenerek şikayet konusu borç muhtırası tarihi itibarı ile Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na devredilip devredilmediği, devredilmişse ne miktarda devredildiğinin devir, tasfiye ve paylaştırma komisyonu kararıyla tespit edilip, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-
Haczedilmezlik şikayetinin, İİK'nun 16/1. maddesi uyarınca 7 günlük süreye tâbi olduğu, bu sürenin öğrenme tarihinden başlayacağı, şikayete konu hacze ilişkin olarak borçlulara tebligat yapılmışsa tebliğ tarihinden, aksi halde haczi öğrenme tarihinden başlayacağı, takip dosyasının yapılan incelemesinde, borçlulara hacze ilişkin bir tebligatın yapılmadığının anlaşıldığı, bu durumda, asıl olan borçluların haczi öğrendiğini beyan ettikleri tarih olup aksinin yazılı belge ile ispat edilmesinin zorunlu olduğu, borçluların bildirdikleri bir öğrenme tarihi bulunmadığından şikayet tarihinin öğrenme tarihi olarak kabulü gerekeceği-
1. haciz ihbarnamesine yasal süresi içinde itiraz etmiş olmakla üçüncü kişi nezdinde kesinleşmiş bir alacak bulunmadığından, kendisine 2. haciz ihbarnamesi gönderilemeyeceği, buna rağmen tebliğe çıkartılan 2 ve 3 haciz ihbarnamelerinin iptali istemi, bir hakkın yerine getirilmemesine ilişkin olup İİK. mad. 16/2 uyarınca süresiz şikayete olarak şikayete konu edilebileceği-
Bankanın haciz yazısına karşı rehin, takas ve mahsup hakkını ileri sürmesinin istihkak iddiası olduğu ve buna göre işlem yapılması gerektiği-
Takibin şekline göre uygulanması gereken İİK'nun 150. maddesi uyarınca borçlunun her türlü itirazını ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren 7 günlük sürede icra dairesine yapmasının zorunlu olduğu, mükerrerlik iddiası da borca itiraz niteliğinde olduğundan yasal sürede icra dairesine yapılması gerekeceği, şikayet yoluyla mükerrerlik nedeniyle takibin iptali istenemeyeceği gibi, bu hususun re'sen de nazara alınamayacağı-