6102 s. TTK'nın yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılmış olan muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraza ve sıra cetveline şikayete ilişkin davada, davalılar tacir olsalar da davacı ile davalı arasında doğrudan bir ticari ilişki de bulunmadığından, mutlak ve nispi ticari dava niteliğinde olmayan davaya,  dava tarihi itibariyle, asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasında, işbölümü ilişkisi bulunmadığından ve davalı işbölümü itirazında bulunmadığından, asliye ticaret mahkemesince davalıya ayrılan payın miktarına göre davaya bakılmasının isabetli olduğu- Muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükünün, davalı alacaklıda olduğu- Mahkemece, davalının sıra cetvelinde yer alan takip dosyası alacağının dayanağı olan kambiyo senedinin en geç düzenlenebileceğinin kabulü gereken tarih olan takip tarihinin, davacının alacağının dayanağını teşkil eden çekin en geç düzenlenebileceğinin kabulü gereken tarih olan ihtiyati haciz ve takip tarihinden daha önce olduğu, bu nedenle davalı alacağının önce doğduğunun kabulü gerektiği, buna göre de sonraki tarihte davacı alacağı bakımından muvazaa yaratılamayacağı gerekçesiyle, muvazaa nedenine dayalı itirazın reddine karar verilmesi gerektiği-
İİK. mad.89 uyarınca 1. haciz ihbarnamesi gönderilmesinden sonra yeniden aynı 3. kişiye 1. haciz ihbarnamesi gönderilmesini engelleyen yasal bir düzenleme bulunmadığı-
İİK. mad. 89/1'de öngörülen hususları ve ihtarları içermeyen, İİK'nın 78. maddesi kapsamında haciz müzekkeresi niteliğinde bulunan müzekkereden kaynaklanan tazminat davasının genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği-
Sıra cetveline şikayetin, sıra cetvelinin düzenlendiği icra müdürlüğünün bulunduğu yerdeki icra mahkemesine yapılacağı ve bu yetki kuralının kesin olduğu- İlk haciz sahibinin belirlenmesi ile yetinilmesi gerekip, ilk haczin asıl ve birleşen dosyada şikayetçinin haczi olduğu, sıra cetvelinin ilk haciz sahibi olan, asıl ve birleşen dosyada şikayetçinin alacaklı olduğu icra müdürlüğünce düzenlenmesi gerektiği belirtilerek asıl dosyada icra memur muamelesine şikayetin kabulüne ve yetkisiz icra müdürlüğünce sıra cetveli düzenlenmesine ilişkin icra memuru işleminin iptaline, birleşen dosyada ise, asıl dosyada şikayete konu sıra cetvelini düzenleyen icra müdürlüğünün yetkili olmadığı belirlendiğinden şikayete konu sıra cetvelinin iptaline karar verilmesi gerektiğinin belirtilmesiyle yetinilerek hükmün bozulması gerekirken, asıl ve birleşen dosyada şikayetin esasına ilişkin gerekçelere dayanılmasının hatalı olduğu-
Şikayetçiye gönderilen 3. haciz ihbarnamesini, vasisine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve bu tarihten sonra 7 günlük sürede ikinci haciz ihbarnamesi tebliğ işleminin usulsüzlüğünün ileri sürülmemiş bulunduğu-
Şirket hakkında yapılan icra takibi nedeniyle şirket ortağına -İİK. mad. 89 uyarınca- haciz ihbarnamesi gönderilebileceği-
İİK.'nun 89/4 ve 338. maddeleri uyarınca açılmış tazminat ve ceza davasına ilişkin kararın, Yargıtay 19. Ceza Dairesinin görev alanı içine girdiği-
"İkinci haciz ihbarnamesine yapılan itirazın geçerli olması nedeniyle, üçüncü haciz ihbarnamesinin gönderilemeyeceği" ileri sürerek, "üçüncü haciz ihbarnamesinin iptali" talebiyle yapılan başvuru, bir hakkın yerine getirilmemesi (İİK. mad. 16/2) ile ilgili olduğundan süresiz olarak şikayete konu edilebileceği-