Kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parasının, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenmesi; sonraki dönemler için ecrimisil değerinin ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilmesi gerekeceği-
Dava, TMK’nun 683. maddesi çerçevesinde ayni hakka dayalı olarak çözümlenmesi gereken miras payına yapılan müdahalenin önlenmesi isteğine ilişkin olup, dava konusu binanın yıkılıp yıkılmadığının ve yerine yeni binanın yapılıp yapılmadığının yapılmış ise kim ya da kimler tarafından yapıldığının belirlenmesi gerekeceği-
Dava, muhdesatın aidiyetinin tespiti isteğine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulü ile ''teknik bilirkişilerin 04.12.2012 tarihli raporu ve krokisinde D harfiyle gösterilen binanın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine'' karar verilmesi gerekeceği-
E.tmanın önlenmesi ve zararın ödettirilmesine yönelik davada dosyada birden fazla bilirkişi raporu bulunduğuna göre hangi bilirkişi raporuna atıf yapıldığı ve bilirkişi raporunun infaza elverişli olup olmadığı belli olmadığından, bu haliyle hüküm infaza elverişli olmadığı-
743 sayılı Türk Kanunu Medenisi ve sonradan yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre arz üzerindeki bütünleyici parça nitelikli muhtesatların mülkiyetinin arzın mülkiyetine tabi olduğu gözetildiğinde, sadece muhtesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekeceği-
Tarafların mirasbırakanı H. G. adına tapuda “kargir iki katlı ev ve kargir depo ve arsası” olarak kayıtlı 182 ada 21 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ev ve depoyu mirasbırakanın sağlığında dava dışı üçüncü kişiden satın aldığı, davacının buraya iyileştirici nitelikte işler yaptığı anlaşıldığından davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekeceği-
Dava konusu taşınmaz hakkında yapılan bir kamulaştırma işlemi veya açılmış bir ortaklığın giderilmesi davası bulunmadığı, tespit davası açılabilmesine imkan tanıyan HUMK'nun 567 ve Kamulaştırma Kanunu'nun 19.maddesi hükmünün somut olayda uygulanmasına imkan olmadığı gözetildiğinde, davacının tespit davası açmakta hukuki yararının olmadığı-
Dava, TMK'nun 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddelerine dayalı tescil isteğine ilişkin olup, taşınmaz üzerinde bulunan bağ ve ağaçların davacı tarafından yetiştirildiği belirlendiğine, cins ve nitelikleri ziraatçı bilirkişi raporunda açıklandığına göre muhdesatın tespitine karar verilmesi gerekeceği-
Muhdesat aidiyetinin tespiti davasında, tarafların taşınmaz üzerinde paydaş olmaları nedeniyle harç ve yargılama giderlerinin davalıların pay durumları dikkate alınarak oranlanması gerekeceği-
Muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkin davada, gerek eski Medeni Kanun ve gerekse sonradan yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre arz üzerindeki bütünleyici parça nitelikli muhtesatların mülkiyetinin arzın mülkiyetine tabi olduğu gözetildiğinde, sadece muhtesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmekle yetinilmesi, mülkiyetin tespiti isteminin reddine karar verilmesi gerekeceği-