Paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi isteğine ilişkin açılan davada, yargılama sırasında yapılan imar uygulaması ile 818 nolu kadastral parselin hukuksal varlığını yitirmiş olması sebebi ile taraflar arasındaki çekişmenin imar uygulaması ile oluşan yeni mülkiyet durumuna göre çözümlenmesi gerekeceği- Dava konusu taşınmazın imar uygulaması sonucunda gittiği tüm taşınmazların tedavüllü tapu kayıtları ile imar uygulamasına dayanak tüm belgelerin ve imar uygulaması neticesinde oluşan yeni durumu gösterir imar krokilerinin evrak arasına alınması, ondan sonra mahallinde yeniden keşif yapılarak, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yeni mülkiyet durumuna göre değerlendirilmek suretiyle bu doğrultuda teknik bilirkişilerden denetime elverişli, kadastral parsel ile imar parsellerinin çakıştırılarak gösterildiği krokili rapor alınması ve varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği- 
Mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkin davanın, taraflar arasında kira ilişkisi olması halinde, sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerekeceği; aksi takdirde asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerekeceği-
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi davası
Bir davada hüküm verilebilmesi başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılamanın bekletilebileceği-  Davacının sıfatının belirlenmesi yönünden açılmış olan idari davanın beklenilmesi gerektiği-
Kesinleşen tahdit içinde ve eylemli orman olduğu iddia edilen taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi istemlerine ilişkin davada, hükme esas alınan uzman bilirkişi raporlarında taşınmazın öncesi itibarıyla orman olup olmadığının tespiti bakımından eski tarihli resmî belge niteliğindeki memleket haritası ve hava fotoğrafları incelenmeksizin, yalnızca 1997 tarihli memleket haritası incelendiği, taşınmazdaki ağaçların niteliği, yaşları, dağılımı konusunda ziraat uzmanına inceleme yaptırılmadığından, daha önceki keşiflerde görev almamış bir orman bilirkişi, bir ziraat uzmanı, bir fen elemanı marifetiyle yeniden yapılacak keşifte, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafı bulunduğu yerden getirtilip, stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilmesi, taşınmazların niteliği, orman sayılan yerlerden olup olmadığı araştırılması, taşınmazlar üzerindeki ağaç yaşı, sayısı, dağılımı ziraat uzmanı tarafından düzenlenecek krokide gösterilmesi, orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiği takdirde, ağaç yaşları ile eski tarihli hava fotoğraflarının tarihi karşılaştırılarak uzman bilirkişi raporlarının doğruluğu denetlenmesi, komşu parsellere ilişkin kadastro tespit tutanakları ile dayanağı kayıt ve belgelerin, davalı olanların dava dosyaları bulunduğu yerden getirtilerek, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yeri ne olarak gösterdiği denetlenmesi, bundan sonra elde edilecek delillere göre karar verilmesi gerekeceği-
Çaplı taşınmaza vaki haksız el atmanın önlenmesi, eski hale getirme ve yıkım isteklerine ilişkin açılan davada ileri sürülen isteğin TMK. mad. 683/2'den kaynaklandığı ve taşınmazın aynına (mal varlığına) yönelik bulunduğu gözetildiğinde, davanın HMK. mad. 2 kapsamında kaldığı ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan, görevsizlik kararı verilmesi gerektiği- 
Bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonunda su tulumbası yönünden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına ağaç köklerinin ise davacının taşınmazı kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle müdahalenin meni ve yıkım isteğinin reddi yönünde verilen karar için alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı- Su borularının yıkım isteği yönünden davanın kabulüne karar verilmesi, ağaç kökleri bakımından ise ağaç köklerinin halen davacının taşınmazında bulunup bulunmadığının saptanması bu hususta bilirkişiden ek rapor alınması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-
E.tma haksız bir eylem olup, elatmanın önlenmesi davaları da haksız eylemi gerçekleştiren kişi ya da kişiler aleyhine açılacağı-
Haklı ve hukuken geçerli bir nedene dayanmayan el atma olgusu haksız eylem niteliğinde olduğundan, devam ettiği müddetçe her zaman dava konusu yapıleceği- 
Fen bilirkişisinin keşif sırasında hassas ölçüm yaptığını gösteren ölçüm verilerinin raporda bulunmadığından, mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile hassas aletler kullanılarak yeniden keşif yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği-