Mahkemece tazminata hükmedilmesi yerinde ise de; tazminatın, borçlunun haksızlığı tespit edilerek itirazın kaldırılmasına hükmedilen miktar üzerinden hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde takip konusu miktar üzerinden verilmesi isabetsiz olup infazda tereddüt oluşturacak nitelikte olduğu, bu suretle, kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığı-
Somut olayda, alacaklının itirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulüne karar verildiğinin ve alacaklının da tazminat talebinde bulunduğunun görüldüğü, o halde, İlk Derece Mahkemesince, borçlu hakkında asıl alacak miktarı üzerinden tazminata hükmedilmesi gerekirken maddi hataya dayalı olarak takip konusu alacak miktarı esas alınmak suretiyle yazılı şekilde tazminata hükmedilmesi isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığı-
İcra inkar tazminatına yabancı para alacağının takip tarihindeki kur üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığı belirlenerek hükmedilmesi gerektiği- Tazminata, yabancı para alacağının takip tarihindeki -TC Merkez Bankası’nın efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak- Türk Lirası karşılığı belirlenerek hükmedilmesi gerektiği, yabancı para (Euro) esas alınmak suretiyle tazminata karar verilmesinin hatalı olduğu-
5510 sayılı Yasa’nın 108/c maddesi gereğince 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren aynı Yasa'nın 88/18. maddesinde Kurumun taraf olduğu her türlü dava ve icra takiplerinin kısmen veya tamamen aleyhe neticelenmesi halinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nda yazılı tazminat ve cezaların Kurum hakkında uygulanmayacağının hüküm altına alındığı, bu özel düzenleme gereği somut olayda İİK'nun 269/d fıkrasının göndermesi ile İİK'nun 68/son fıkrasının ilk cümlesinde belirtilen %20 tazminatın alacaklı kurum aleyhine hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğu-
Borçlu kiracı, takip talebine dayanak olan kira sözleşmesindeki imzayı reddetmiş fakat kiracılık ilişkisinin varlığını kabul ederek bir başka tarihli kira sözleşmesinin geçerli olduğunu öne sürmüşse; yetkisi dar olan icra mahkemesinin, hangi kira sözleşmesinin geçerli olduğu hususundaki yargılamayı genel mahkemeye bırakması ve bu sebeple itirazın kaldırılması talebinin reddine karar vermesi gerektiği- Uyuşmazlığın esası ile ilgili karar verilmediği için de alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesi gerektiği-
Kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemi-
Kira sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması istemi-
İİK.nun 269/d maddesinin uygulanması gereken maddeler arasında gösterdiği 70. maddesine göre 18. maddede düzenlenen, aksine hüküm bulunmayan hallerde icra mahkemesi duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder, hükmünün ilamsız tahliye takibinde uygulanmaması gerekeceği, icra mahkemesinin duruşma yapmasının zorunlu olduğu-
Mahkemece, ödeme emrine itiraz dilekçesi ile birlikte ibraz edilen vekaletname gereğince borçlu vekili olan vekile usulüne uygun şekilde tebligat yapılarak vekil huzurunda yargılama yapılıp, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken davalı asile yapılan tebligat ile taraf teşkilinin tamamlandığının kabulü ile işin esası incelenmek suretiyle ve savunma hakkı kısıtlanarak karar verilmesinin doğru olmadığı-