Davacıya ait akaryakıta kaçak olduğu iddiasıyla haksız olarak el konulması ve ceza yargılaması sonucunda iade kararı verilmesine rağmen iade edilmemesi nedeniyle uğranılan maddi zararın tazmini talebine ilişkin davada, davalılar İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı hakkında davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi, davalı Hazine ve Maliye Bakanlığı yönünden ise uyuşmazlığın esası incelenerek hüküm kurulması gerektiği-
Davacı, olağanüstü hâl kapsamında kapatılan dava dışı şirketten olan alacağı yönünden bir hak iddiasında bulunmadan, kiracısı olan şirketin kapatılıp kiralananın mühürlenerek kullanımının kısıtlanmasından sonraki döneme ilişkin olarak taşınmazın kendisine teslim edildiği tarihe kadar geçen süre için kira alacağı ve tazminat istemiş olduğundan, dava konusu iddia yönünden 670 s. KHK'nın 5. maddesi çerçevesinde başvuru prosedürünün işlerlik kazanmasının mümkün olmadığı ve somut olayda uygulanma yeri olmayan 675 sayılı KHK'nın 16/3. maddesi çerçevesinde dava şartı yokluğundan davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu-
İlk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasında olumsuz görev uyuşmazlığı bulunması ve bu kapsamda yargı yerinin belirlenmesinin HMK'da düzenlenmediği (yasa koyucunun ilk derece mahkemesi ile bölge adliye mahkemeleri arasında olumsuz görev uyuşmazlığının çıkmasının mümkün görmediği)- Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar ile, HMK m. 353/(1)-a.4 uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar verilmesinden sonra İlk Derece Mahkemesince yargılamaya kaldığı yerden devam edilerek karar verilmesi gerekirken görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı- Bu durumda, "İlk Derece Mahkemesinin görevsizlik kararının, Bölge Adliye Mahkemesinin görevsizlik kararının, Özel Dairenin bozma kararının ve Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararının kaldırılmasına", "dosyanın incelenmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi" gerektiği-
Davacının tespit davasını açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı-
Davacının toplu iş sözleşmesinin 29/d bendi kapsamında vasıfsız bir işte çalıştırılamayacağına yönelik tespit isteminde hukuki yararı bulunup bulunmadığı-
Takip talebinde yabancı para alacağının harca esas değer olarak TL karşılığı gösterilmesinin takip talebinde bulunması gerekli zorunlu bir unsur olduğu, kamu düzeni ile ilgili bu hususun takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulması gerektiği- İtirazın iptali davasının görülebilmesi için geçerli bir takibin varlığı şart olduğundan, takip talebinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmediği bir durumda usulüne uygun açılmış geçerli bir takip olmadığından, itirazın iptali davasının da usulden reddine karar verilmesi gerektiği- (Bölge Adliye Mahkemesi Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemi)-
Asıl olan malın gerçek değerinden ihale edilmesi olup malın muhammen değerin üzerinde satılmış olması her zaman zarar unsurunun oluşmayacağı ve malın gerçek değerini bulduğu anlamında yorumlanamayacağı- Covid 19 salgını sonrası taşınır ve taşınmaz değerlerinde büyük artışlar olduğundan, şikâyetçi borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunduğu- "Borçlunun kıymet takdirine itiraz etmediği ve kıymet takdir tarihinden makul bir süre olan dokuz ay sonra taşınmazın muhammen bedelin üstünde ihale edildiği gözetildiğinde, borçlunun hukuki menfaatinin bulunmadığı, borçlunun olağanüstü koşullar nedeniyle yeniden kıymet takdiri yapılmasını talep etme hakkı varken bu hakkını kullanmayarak ihalenin feshini istemesinin açıkça hakkın kötüye kullanımı olduğu" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğu tarafından benimsenmediği-
İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde kesin hüküm yönünden olumlu-olumsuz bir değerlendirme yapılmadan davanın kabulüne karar verilmesine rağmen, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinde, kesin hüküm şartları oluşmadığına yönelik gerekçe yazılarak İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin düzeltilerek başvurunun esastan reddine karar verilmek suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak işin, anlaşılabilir ve denetlenebilir nitelikte gerekçe içeren ve hüküm sonucuna uygun bir karar vermek olması gerekeceği- ................ Asliye Hukuk Mahkemesinin .............. E., .............. K. sayılı dava dosyası ile işbu dava dosyasının 6100 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve dava konusunun aynı olduğu görülmekle, kesin hüküm şartlarının oluştuğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince kesin hüküm şartları oluştuğu da gözetilerek karar verilmesi gerekeceği- Harç kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese de Mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekeceği-
Şikayete konu haciz sırasında üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunan şirket çalışanının üçüncü kişi şirketin ortağı ya da temsil yetkilisi olmadığı, yani, üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili olmadığı- Üçüncü kişi tarafından hacizden itibaren yedi günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiası da bulunmadığından, alacaklının İİK’nın 97-99. maddesinin uygulanmasına ilişkin şikayet isteminde bulunmasında hukuki yararı bulunmadığı, şikayetin usulden reddine karar verilmesi gerektiği-
Mahkemece şikayetçiye Harçlar Kanunu'nun 30. maddesine uygun şekilde "...Davacı/şikayetçiye ihale bedeli üzerinden (11.460.000,00 TL) hesaplanan 97.854,07 TL 1/2 peşin nispi harcı yatırması için gelecek celseye kadar kesin süre verilmesine, aksi taktirde dosyanın işlemden kaldırılacağının ihtarına (ihtar edildi)" şeklinde oluşturulacak ara kararı ile süre verilmesi ve akabinde Harçlar Kanunu'nun 30. maddesindeki düzenlemeye uygun olarak karar verilmesi gerekirken nispi harç yatırılmamasını HMK'nın 114. maddesinde düzenlenen dava şartı olarak niteleyerek sonuca gidilmesi ve hususun Bölge Adliye Mahkemesince de benimsenmesi hatalı olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerektiği, mahkemece yapılacak işin, öncelikle şikayete konu taşınmaz ve bu taşınmazın toplam ihale bedeli belirlenerek bu bedel üzerinden hesaplanacak olan nispi peşin harcı tamamlaması için Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca işlem yapmak ve harç yatırılırsa akabinde teminatı yatırtıp, sonuca gitmek olduğu-
