Taraflar arasındaki sözleşme geçersiz hâle geldiğinden ve hukukî sebep sonradan ortadan kalkmış olduğundan davacı dağıtım şirketi varsa sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde bayiden alacak hakkını talep edebileceği- Davacı taraf bayilik sözleşmesinin yirmi yıl süreceği düşüncesiyle yapılan ve Rekabet Kurulu kararı gereğince sözleşmenin süresinden önce feshinden sonra da davalı tarafça kullanılmaya devam edilen kalıcı yatırım bedellerinden kalan sözleşme süresine tekabül eden bakiye bedelin tahsilini istemiş ve delil listesinde kalıcı yatırım bedellerine ilişkin delillerini sunmuş olup mahkemece davacı tarafça keşide edilen ihtarnameye ekli liste de dikkate alınmak suretiyle mahallinde yapılacak keşif ile davacı tarafça iddia edilen kalıcı yatırımların taşınmaz üzerinde yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise akdin feshinden sonra da davalı tarafın aynı kalıcı yatırımları kullanarak ticaretine devam edip etmediği bir başka deyişle anılan kalıcı yatırımların taşınmaza değer katıp katmadığı tespit edilerek, şayet bu yatırımların taşınmaza değer kattığının yani davalı tarafın yapılan kalıcı yatırımları kullanarak ticaretine devam ettiğinin saptanması hâlinde bunun davacı tarafça talep edilebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerektiği-
Dava konusu bononun tanzim tarihi ile kredi sözleşmesinin tanzim tarihinin ve davacının ipotek tesisine ilişkin resmî senet tarihinin aynı tarih olması, davacının genel ticari kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalaması, kredi borçlusunun dava dışı şirket olması, genel ticari kredi sözleşmesindeki "...Müşteri, bankanın gerekli gördüğü zaman talep edeceği miktar ve nitelikte ticari senetleri vermeyi taahhüt eder. Banka senetlerin dilerse rehnini, dilerse temlikini istemeye yetkilidir..." şeklindeki hüküm karşısında, senet metninde "teminattır" kelimesi yazılı olmasa da, dava konusu senedin teminat senedi olduğunun kabulü gerektiği- Borcun kapatılmasından sonra ipoteğin fek edileceğini bildirip, davacının dava dışı şirket adına söz konusu borcu kapatmasından birkaç saat sonra aynı gün dava dışı şirkete yeniden kredi kullandırıp, yeni kredi borçlarından dolayı davacıyı ilk kredinin teminatı olarak verilen bono nedeniyle sorumlu tutmasının da iyiniyet prensipleri ile bağdaşmayacağı- Dava konusu bononun kredi sözleşmesinin teminatı olarak davalı bankaya verildiği ancak taraflar arasındaki genel ticarî kredi sözleşmesinde davacının vermiş olduğu teminat hâlen devam ettiğinden ödeme tarihiden hesabın kat edildiği tarihe kadar olan borç miktarının hesaplanması gerektiği" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
Eğitim hizmetine ilişkin sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkta adli yargı mahkemelerinin görevli olduğu ve  öğrenim ücretine ilişkin alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olduğu-
Davacı öğrenci dönem uzatmamak adına (2008-2009 ile 2009-2010 eğitim- öğretim yıllarında alınan ortalama yükseltme sınavı ücretleri ile 2010-2011 eğitim - öğretim yılında alınan sınav ücretleri) kendi isteği ile ödediğine göre alınan bu ücretlerin usulüne uygun olduğu-
İhale kesinleşinceye kadar taşınmazın ne şekilde muhafaza ve idare edileceğinin icra müdürlüğünce kararlaştırılacağı ve bu süre zarfında yapılan masrafların alıcıya ait olduğu- Dava dışı borçlu tarafından feshi istenen ihaleye konu taşınmazda, davacı banka lehine ticari işletme rehni sözleşmesi kapsamında rehinli menkullerin ihale konusu yapılmadığı ve taşınmazla birlikte bu menkullerin de güvenliğini sağlamak maksadıyla özel güvenlik elemanları istihdam edildiği anlaşıldığından, bu menkullerin güvenliğini de sağlamak maksadıyla yapılan/yapılması gereken masrafın, davalı alıcıdan talep edilen muhafaza masraflarından mahsup edilmesi gerektiği-
3. HD. 21.10.2021 T. E: 6689, K: 10566-
Asıl ve birleşen davalar birbirinden bağımsız davalar olup, birden fazla uyuşmazlığın tek dosya üzerinden çözüme kavuşturulması ve dosyaların birleştirilmiş olması, temelde bu davaların bağımsız birer dosya olma özelliğini ortadan kaldırmayacak, her bir dava müstakil dava olma özelliklerini koruyacağından asıl dava hakkında karar verilirken, birleşen dava hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesinin doğru olmadığı-
6. HD. 14.10.2021 T. E: 839, K: 871-
7. HD. 12.10.2021 T. E: 3485, K: 1797-
Davacı yapıların mahkeme kararından sonra büyük bir kısmının yıkıldığını ancak kendisi tarafından yeniden yapıldığını ve bu durumun da aynı mahkemenin bir başka dosyasında yapılan keşif ve bilirkişi raporu ile sabit olduğunu ve bu haliyle davalıların sebepsiz zenginleştiğini iddia ettiğini göre; mahkemece, delil olarak dayanılan dava dosyasında yer alan tespitler de değerlendirilerek istemin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği-