Üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması, Medeni Kanunun 2. maddesinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmesi gerekeceği-
6100 sayılı HMK.nun 12.maddesi hüküm gereğince, gayrimenkullere ilişkin davaların taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülmesi gerekeceği-
Satış vaadi sözleşmesi taliki şarta bağlandığından ve henüz taşınmazın ifraz işlemi yapılıp davalıların murisi veya onun mirasçıları adına müstakil tapu kaydı oluşmadığından ve kat irtifakı kurulmadığından bu aşamada ifasının istenemeyeceğinin düşünülmesi, davalıların kötü niyetleriyle şartın tahakkukuna sebebiyet verip vermediklerinin araştırılması, taşınmazda ifrazın ve kat irtifakının kurulmasının mümkün olup olmadığının yöntemince araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken halen taşınmaz üzerindeki mevcut durumu belirten müzekkere cevaplarıyla yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektireceği-
Tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin davada, davacılar, davalı kardeşleri D. adına olan fazla payın iptali ile terekeye iade istediklerine göre mahkemece yapılması gereken iş öncelikle davacılara hangi hukuki sebebe dayandıklarının açıklatılması ve TMK'nın 640. maddesi uyarınca işlem yapılarak taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası bakımından bir hüküm kurulması davalı adına kayıtlı paya ilişkin tapu kaydının tüm tedavülleriyle birlikte getirtilerek davacıların açıklayacağı hukuki neden çerçevesinde işlem yapılması gerekeceği-
Dava dilekçesinde, davacının iddiası ve talep sonucunun açık olması gerekli olup, aksi halde mahkemenin davacıya süre verip, dava dilekçesini açıklattırması gerekeceği-
Vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde tazminat isteklerine ilişkin davada, satış bedelinin davacıya ödenmediği için, bedelin vekil davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekeceği-
Tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin davada, mahkemece usulüne uygun kesin süre verilmiş ise de;davacı taraf dava dilekçesinde anılan dava dosyasını delil olarak belirtildiği için, davacının delil olarak dayandığı mahkeme dosyasının getirilerek incelenmesi, değerlendirilmesi,sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Tutanağın beyanlar hanesine yazılan ve kadastro tespitinin kesinleşmesiyle sicile yansıtılan şerhin tutanağın kesinleşme tarihinden itibaren kayıt maliklerince 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açılıp terkini sağlanmadığına göre, şerhin sağladığı hak varlığını koruyacaktır. Yani davalı kayıt maliklerinin şerhin iptali konusunda açacakları bir davada 10 yıllık hak düşürücü süreye muhatap olacak ve dava dinlenmeyecekleri-
Kat karşılığı inşaat sözleşmesinin davalı-(karşı davacı) ile dava dışı yükleniciyi bağlayacağı buna karşın sözleşmenin tarafı olmayan davacıları bağlamayacağı inşaatın süresinde bitirilmesinden dava dışı yüklenicinin sorumlu olacağı-
Asıl dava olan inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasının ifraz (bölünme) dikkate alınmaksızın talep gibi yarı pay gözetilmek suretiyle kabulüne; karşı dava olan elatmanın önlenmesi davasının ise reddine karar verilmesi gerekeceği-
