Muvazaa nedeniyle geçersiz sözleşmeye dayanılarak bir taşınmazın tapuda temliki yapılmışsa bu tescil yolsuz bir tescil hükmünde olup; tapuda yapılan temlik ve tesciller illi işlemler olduğundan tapunun dayanağı sözleşme geçersiz ise tapu kaydının da Medeni Kanunun 1025. maddesine göre iptali gerekeceği; ayrıca muvazaalı sözleşmeler yapıldığı andan itibaren taraflar arasında hüküm ve sonuç doğurmayacağından açılan dava sonunda verilen kararın, yenilik doğurucu (inşai) bir hüküm değil, açıklayıcı (ihdasi) bir hüküm durumunda olduğu-
Ölünceye kadar bakım sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin davada sözleşmesinin muvazaalı olarak yapıldığı ileri sürüldüğü takdirde tarafların gerçek iradelerinin açıklığa kavuşturulması bakımından yönteme uygun inceleme ve araştırma yaparak, oluşacak sonuç doğrultusunda bir hüküm kurulmasının gerekeceği-
Tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin davada tescil isteğinin kabulü için yasal koşulların oluştuğu kabul edildiği takdirde, 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasanın 10/C-2 maddesi gereğince tahsise konu yerde uygulanan düzenleme ortaklık payının (DOP) davacıyı da bağlayıcı nitelikte olduğu dikkate alınarak tahsis miktarından bu oranda yapılacak indirimden sonra kalan miktarın tesciline karar verilmesinin gerekeceği-
Murisin mirasçılarını gösterir birbirinden çelişkili üç adet veraset ilamı mevcut olduğundan; davacılara sözü edilen üç mirasçılık belgesi arasındaki çelişkinin giderilmesi bakımından dava açması için süre verilmesi, dava açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi ve muris mirasçılarının tartışmaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesinden sonra bir karar verilmesi gerekeceği-
Davacının akit tarihinde hukuki ehliyetinin bulunmaması halinde temliki işlemin yok sayılacağı-
Kural olarak, tüm mal varlığının veya buna yakınının temlikinde muvazaadan söz edilebilir ise de, bakım alacaklısının kendisiyle ilgilenilmesi, ihtiyaçlarının kısmen ya da tamamen karşılanmasını teminen verilebileceği taşınmazları gözetildiğinde, davaya konu, üzerinde iki katlı bina bulunan ve birlikte kullanılan taşınmazlar dışındaki taşınmazların hisseli ve düşük değerli olması gözetildiğinde, davaya konu taşınmazları devredilmesindeki amacın; bakılmak değil, muvazaa olduğu şeklindeki görüşün, gerçekten tek taşınmazı olan veya taşınmazları arasında devre uygun bulunan taşınmazın diğer taşınmazlarından değerli olan kişilerin ölünceye kadar bakım akdi yapamayacakları sonucunu doğuracağı, bunun da yasanın teminatı altındaki akit yapma serbestisi ile bağdaşabileceği söylenemeyeceği- Ölünceye kadar bakım sözleşmeleri ivazlı akitlerden olup bu tür temliklerde tenkis hükümlerinin uygulanamayacağı-
Taşınmazın alacaklılarını zarara uğratmak amacıyla çıkar amaçlı suç örgütü mensubu olan davalıya temlik edildiğinden bahisle İİK nun 277 vd. maddeleri uyarınca tasarrufun iptali istekli olarak dava açıldığı, ıslah ile çıkar amaçlı suç örgütünün tehdit ve baskıları ile temlik edildiğini ileri sürerek tapu iptal ve tescil isteğinde bulunulduğu, tehdit iddiasına dayalı olarak açılan davada hak düşürücü sürenin geçtiği, davalıya yapılan temlikin inançlı işlem niteliği taşımadığı-
Türk hukuk sisteminde, tapu kayıtlarının oluşumunda illilik prensibi esas olup; buna göre, davacının tarafı olmadığı ilamın infazı sonucunda davalı adına oluşan tescilin, yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu tartışmasız olduğu; davalı ilk el konumunda olduğundan, iyiniyetli olmasının da neticeye etkili olmadığı-
Vekil ile vekil eden arasında sadakat yükümlülüğü bulunduğu ancak buna rağmen dava tarihinde eldeki bulguların tamamen incelenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
Her ne kadar vekil ile vekil eden arasında sadakat yükümlülüğü bulunsa da çekişme konusu taşınmazlar üzerine konulan ipoteklere dayanak belgelerin ekspertiz raporlarının getirtilmediği çekilen kredi bedelinin kime ne şekilde ödendiğinin sorulmadığı mahkeme kasasına alınan banka kamera kayıtlarının uzman bilirkişileri incelettirilip bu konuda rapor alınmadığı davacının yaptığı şikayetlere ilişkin soruşturma dosyalarının getirtilip değerlendirilmediği görüldüğünden bu incelemeler yapılmadan vekil adına eksik inceleme ile hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
