Elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazda, sonradan inşaa edilen "çatı katının" arsa paylı olarak tescili istenen davada, binadaki belli bir bölümün bir tarafa aidiyeti ile onun adına tescilinin ayrık durumlar hariç yasal açıdan mümkün olmadığı, ancak sonradan inşa edilen bölüm veya kat bakımından koşulların varlığı halinde bedel talep edilebileceği-
Davanın açılmasından sonra davalı tarafın dava konusunu üçüncü bir kişiye devretmesi halinde, davacının HMK’nın 125. maddesinden kaynaklanan seçimlik haklarından birini kullanabileceği-
İmar planı içindeki meralar planın onayıyla birlikte hukuki bakımdan meralık vasfını yitireceğinden, bu yerlerden genel hizmete ayrılanların (yol, park, yeşil saha, gibi) belediye veya özel idareye bedelsiz terkini gerektiği ve imar planında genel hizmetler dışında özel mülkiyete konu olabilecek konut, sanayi ve ticaret alanı olarak belirlenmiş alanlarda kalan meraların bu vasıflarını yitirmeleri halinde Hazine adına tescili gerektiği-
Dava konusu taşınmazın tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm geldi ve gittilerinin getirtileceği, dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki nevi (cinsi) bölümünde “harameyn vakfından icareli ” kelimelerinin üzerlerinin çizili olup olmadığının , çizili ise hangi sebeple çizili olduğunun araştırılacağı, gerekirse bu yönde bilirkişi incelemesi yaptırılacağı, paylı malikin hayatta olup olmadığının, mirasçılarının bulunup bulunmadığının tereddüde mahal bırakmayacak şekilde tespit edileceği, ve tanık dahil tüm delillerin toplanarak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Türk hukuk sisteminde, tapu kayıtlarının oluşumunda illilik prensibi sebebiyle, ihalenin ayakta bulunması ya da feshi isteğinin reddedilmiş olmasının, temelde yolsuz tescil nedenini ortadan kaldırmayacağı ve bu konuda tapu iptali tescil davası açılabileceği-
