Yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin davada; uzman bilirkişiler aracılığıyla yerinde yeniden keşif yapılacağı, tescil işleminin dayanağı tahsis kararlarının dayanak tüm belge ve krokilerinin merciinden getirtilerek zemine uygulanacağı, davacı adına tahsis edilen parsellerin denetime olanak verecek şekilde zeminde saptanarak krokiye yansıtılacağı ve bu konuda tüm taraf delilleri toplanarak çekişmeli parsellerin davacının kullanımında olup olmadığının açıklığa kavuşturularak bir karar verilmesinin gerekeceği-
Davaya konu taşınmazda paydaş olduğu anlaşılan davalı yanında diğer paydaşın da davada yer almasının sağlanacağı, mahallinde konunun uzmanlarının bulunduğu bilirkişi heyeti aracılığıyla keşif yapılacağı, öncelikle davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, tanık anlatımlarının değerlendirileceği, davacının bir zararının doğup doğmadığının belirleneceği, komşuluk hukukuna aykırılık bulunduğu kanaatine varılması halinde ise bu aykırılığın öncelikle alınabilecek önlem ve önlemler ile giderilip giderilemeyeceği konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınacağı, uyuşmazlığın alınabilecek önlemlerle giderilebileceğinin anlaşılması halinde olaya en uygun önlemin seçileceği, aksi taktirde yıkım hususunun düşünülmesi, yıkıldığı iddia edilen taş duvardan kaynaklı zararın tazmini isteğinden vazgeçildiği hususunun gözetilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesinin gerekeceği-
1086 sayılı Kanunun sadece temyize ilişkin hükümlerinin geçici olarak uygulanma olanağı bulunmakta olup, 6100 sayılı Yasa'ya göre geçici bir hukuki koruma müessesesi olan "ihtiyati tedbir kararları" hakkında bölge adliye mahkemeleri için öngörülen kanun yolunun temyiz yolu şeklinde yorumlanamayacağı-
İ. sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin davanın Ön inceleme aşamasında mahkemece sadece dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verilerek tarafların davada ileri sürdükleri iddia ve savunmalarının incelenmesi gerekeceği-
Ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davalarında tapu müdürlüğüne husumet yöneltilemeyeceğinden davanın bakım alacaklısının mirasçılarına karşı açılması gerekeceği-
Satış vaadi sözleşmesine konu taşınmazların belirlenen tarımsal niteliğinin Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İl veya İlçe Müdürlüğünden sorulup görüşü alındıktan sonra tescilin mümkün olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçimine göre davadaki isteğin idari işlemin iptali olmadığı, bu işleme dayalı oluşturulan sicil kaydının iptali isteğine ilişkin talebin ise 2577 sayılı Yasanın 2. maddesi kapsamında olmadığı-
Davacı-davalı kocanın, davalı-davacı kadın adına kayıtlı taşınmaza yönelik talebinin, ilgili tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasına ilişkin olduğu; fakat davacı-davalı kocanın taşınmaza yönelik bir tapu iptali ve tescil davası bulunmadığı bu nedenle hakimin talep olmaksızın, kendiliğinden bir davayı inceleyemeyeceği ve karara bağlayamayacağı-
Davacı tarafın, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayandığı, davalı vekilin ise davacının talimatı ile satış işleminin yapıldığını savunduğu, iddia ve savunma doğrultusunda tarafların delilleri toplanarak gerekli araştırma ve incelemenin yapılması, temlikin iradi olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanmak suretiyle bir karar verilmesinin gerekeceği-
Elbirliği (iştirak) halinde mülkiyet söz konusu olup, davanın mirasçılar tarafından açıldığı, yargılama sırasında davaya ortak olanların muvafakatlarının alındığı ancak dava dışı ortakların da bulunduğunun anlaşıldığı, bu nedenle davaya katılmayan ortakların olurlarının alınması yada miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesinin gerekeceği-