Bonoya dayanılarak «bonoda öngörülen yetkili yerde», «ödeme yerinde», «düzenlenme yerinde» «borçlunun ikametgahının bulunduğu yerde» icra takibinde bulunulabileceği- (Not: 6100 s. HMK.'nun 17. maddesindeki yeni düzenlemeyle tacirler veya kamu tüzel kişileri dışındaki kimselerin kendi aralarında yetki sözleşmesi yapmalarının kabul edilmemiş olduğu ve aksi kararlaştırılmadıkça takibin sadece burada yapılabileceği)-
Borçluya «senet fotokopisi»nin gönderilmesine gerek bulunmadığı, «senet sureti»nin gönderilmesinin yeterli bulunduğu—
Senet lehtarımn TTK. 669 vd. (şimdi; Yeni TTK. mad. 757) göre -«senedin rızası dışında elinden çıktığından» bahisle- açtığı «iptal davası» sonucunda aldığı «iptal kararının, senet hamili tarafından borçlu (keşideci) hakkında yapılmış olan icra takibini durduracağı—
Kambiyo senetlerine ilişkin takiplerde ödeme ve haciz isteme süresi—
Senette yazılı miktarlardan daha azı için ihtiyati haciz istenmiş olması halinde, ihtiyati haciz isteği dışında kalan sened bedelinin alacaklı tarafından daha önce alınmış sayılamayacağı—
«İmzanın müvekkillerimizin mirasbırakanına ait olup olmadığı bilinmemektedir» şeklindeki itirazın «imza itirazı» niteliğinde olmadığı–
26.4.1977 vade tarihli bononun -araya cumartesi ve pazar günleri girmiş olması halinde- 28.4.1980 tarihinde henüz zamanaşımına uğramamış sayılacağı—
Borçlunun «imzası olmayan (bulunmayan) senetler nedeniyle borçlu bulunmadığı» şeklindeki itirazının «borca itiraz» niteliğinde olduğu—
Bonoya konulan ve alacaklıya «dilediği yerde» icra takibinde bulunma yetkisini veren kaydın geçersiz olacağı—