Ciro yolu ile senedi ele geçiren hâmilin, bonoyu aldığı zaman kısmi ödemelerin senede yazılmış olduğunu biliyor ya da bilmesi gerekiyor ise, bu defilerin kendisine karşı ileri sürülebileceği—
Kesinleşmiş ceza mahkemesinin mahkumiyet ilamının icra mahkemesi hakimini bağlayacağı—
Bononun borçlu elinde bulunmasının «borcun ödenmiş olduğunun kanıtı» sayılacağı—
Poliçeye dayanılarak «ödeme yerinde», «ödeyecek kişinin adının yanında yazılı olan yerde» icra takibinde bulunulabileceği—
Aval veren ile asıl borçlu arasındaki takipte, zamanaşımı süresinin kambiyo hukukuna göre saptanacağı—
Senet hamilinin senedi ciro eden lehtarın/cirantanın «eşi», «kayınbiraderi», «damadı», «kayınvalidesi», «oğlu», «kardeşi», «birlikte iş yaptığı kimse», «müdürü», «yakın akrabası», «iş ortağı» vs. gibi yakını olması halinde, hamilin senedi ciro yoluyla alırken, borçlunun bile bile zararına hareket etmiş sayılacağı (lehtara karşı ileri sürülebilecek kişisel def’ilerin, hamile karşı da ileri sürülebileceği)—
Bononun «adi kefil» sıfatıyla imzalanabileceği, bu durumda uyuşmazlığın BK. 486 hükmüne (şimdi; TBK. mad. 585) göre çözümlenmesi gerekeceği?
Bir bonoyu birlikte keşide edenlerin, paylarından fazla ödedikleri miktar için birbirleri hakkında yapacakları -genel haciz yolu ile- takiplerin on yıllık zamanaşımına bağlı olduğu—
Zamanaşımına uğramakla bononun «adi senet» haline gelemeyeceği ve on yıllık zamanaşımı süresine bağlı olmayacağı-
Ödeme emrinin iptali üzerine, yeniden ödeme emri tebliğ edilmeden önce, borçlunun borcunu icra dairesine ödemesi halinde, icra giderlerinden sorumlu ol-mayacağı—