İCRA VE İFLÂS KANUNU > 6 - İflâs Yoliyle Takip > - III - KAMBİYO SENETLERİ (ÇEK, POLİÇE VE EMRE MUHARRER SENET) HAKKINDAKİ HUSUSİ TAKİP USULLERİ: > - A) Haciz yolu ile takip: > Madde 168 - Ödeme emri
«Şirketin borçtan sorumlu olabilmesi için iki imza ile temsil edilmesi gerektiği, oysa senette tek imza bulunduğu»nun ileri sürülmesi halinde «borca itiraz»da bulunulmuş olacağı—
«Ticari temsilci (mümessil)»in, bir «ticarethane veya fabrika ve ticari şekilde işletilen diğer müessese sahibi tarafından, işlerini idare ve müessesenin imzasını kullanarak vekaleten imza koymak üzere, sarih veya zımni, kendisine izin verilen kimse» olduğu (BK. 449; şimdi; TBK. mad. 547); «ticari temsilci»nin, «iyiniyet sahibi üçüncü kişilere karşı müessese sahibi hesabına kambiyo taahhüdünde bulunmak ve onun adına müessesenin amacına dahil olan bütün tasarrufları yapmak yetkisine sahip» olduğu (BK. 450/I), «ticari vekil»in, kambiyo taahhüdünde bulunabilmek için özel yetkiye sahip olması gerektiği halde (BK. 388; şimdi; TBK. mad. 504), «ticari temsilci»nin ise, böyle bir özel yetkiye sahip olmadan kambiyo taahhüdünde bulunabileceği—
Çeke dayalı takiplerde, hamilin, keşideciden, çek bedelinin % 03’ünü aşmamak üzere, «komisyon ücreti» yanında, ayrıca, % 5 oranında «tazminat» talep edebileceği—
Şirket/kooperatif kaşesi (ismi) üzerindeki (altındaki) imza dışında bulunan (atılan) ikinci imzanın, imza sahibini senet bedelinden kişisel olarak sorumlu kılacağı—
Takip alacaklısının (hamilinin) kötüniyetli olduğu (senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiği) iddia ve takip hukukuna açısından geçerli bir (yazılı) belge ile kanıtlanmadıkça, keşidecinin lehtara karşı ileri sürebileceği -«ödeme» «takas» «bedelsizlik» gibi- kişisel def’ileri -vadeden önceki «temlik cirosu» ile senede hamil alan- takip alacaklısına ileri süremeyeceği (TTK. 690; şimdi; Yeni TTK. mad. 778 ve 599; şimdi; Yeni TTK. mad. 687) (Hâmilin bonoyu ciro yoluyla alırken, bile bile borçlunun zararına hareket ettiği (kötüniyetli olduğu) kanıtlanmadıkça, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan borçlunun «keşideci veya önceki hamillerden birisi ile, kendisi arasındaki» veya «keşidecinin, lehtarla kendisi arasındaki» ilişkiden doğan def’ileri, hâmile karşı ileri süremeyeceği)—
Borçlu tarafından açılan olumsuz tesbit davasının, «davalı-alacaklı tarafından def’i yoluyla alacak iddiasında bulunmuş olması halinde» zamanaşımını keseceği—
Borçluya birden fazla kez ödeme emri tebliğ edilmiş olması halinde, (şikayet) süresinin, «ilk tebliğ tarihi»nden değil, «son tebliğ tarihi»nden itibaren işlemeye başlayacağı—
«Hamil tarafından, cirantalar hakkında yapılacak bonoya ilişkin takibin protesto tarihinden itibaren bir yıllık zamanaşımına bağlı olduğu (TTK. 661/2; şimdi; Yeni TTK. mad. 749/(2))—